SON vİDEO

hayatın içinden!!

  • a

  • Son Yazılar

  • Flickr Photos

    daydreams

    Nature's Spectrum

    Swing in Pink

    Monarch Proyect

    Daemn

    More Photos

Posted by celebi Aralık 21, 2006

13 Nisan

Onüç nisan bugün, dağlar ve taşlar.
Bizimle yürüdü, bizimle gardaş.
Yerde karıncalar, gökteki kuşlar.
Bizimle yürüdü, bizimle gardaş.

Allah`sız Bulgar`ın zulmüne karşı,
Allah… Allah diye inlettik arşı.
Sema`yı patlattı ‘İstiklâl Marşı’,
Bizimle yürüdü, bizimle gardaş.

Vallahi var bize kanat gerenler,
Bizimleydi gönül gözü görenler,
Evliyalar, enbiyalar, erenler,
Bizimle yürüdü, bizimle gardaş.

Kırklar ve Yediler açtı kucağı,
Alevlendi bugün iman ocağı,
Resul-ü Ekrem`in ‘Tevhit sancağı’,
Bizimle yürüdü, bizimle gardaş.

Canlı, cansız, yer, gök, buna şahitler,
Vatan diye vatan olan yiğitler,
İsimli, isimsiz cümle şehitler,
Bizimle yürüdü, bizimle gardaş.

Kapı gibi, çağlar açıp kapatan,
Cennet Mekân Fatih Sultan Mehmet Han,
Yeniden kükredi bugün Alparslan,
Bizimle yürüdü, bizimle gardaş.

Hangisini saysam atan, ecdadın,
Genç, ihtiyar, çocuk, bebekli kadın,
Tarihin, namusun, şerefin, sütün
Bizimle yürüdü, bizimle gardaş.

Ay-Yıldızlı bayrakların selini,
Gördükçe ‘İstanbul’ sandım ‘Kölün’`ü.
Baba tutmuş, evlâdının elini,
Bizimle yürüdü, bizimle gardaş.

Sırf babalar eğil, karısı, kızı,
Bir ülkü ummanı, iman denizi,
Bugün kenetlendi sevinçle, sızı,
Bizimle yürüdü, bizimle gardaş.

Azerbeycan, Kerkük, Kırım, Türkistan,
Gardaş ‘Afganistan…’ Can ‘Afganistan’
‘Filipin`de’ çile çeken müslüman,
Bizimle yürüdü, bizimle gardaş.

Son günlerde derdim döndü vereme,
Ehl-i İslâm derman olsun yarama,
Sarışaban, Bosna, Hersek, Drama,
Bizimle yürüdü, bizimle gardaş.

Batı Trakya`nın dertli bağları,
Kap-kara yas şimdi Balkan dağları.
Özleyip özleyip eski çağları,
Bizimle yürüdü, bizimle gardaş.

Yer yer söyleyeyim, sayayım ismen;
‘Dobruca`lı Ayşe’, ‘Varnalı Hüsmen’,
‘Plevne`de öksüz Yadigâr Osman’,
Bizimle yürüdü, bizimle gardaş.

Ne kadar dolaşsak, bitmez yolumuz.
Gövdemiz hür, lâkin esir kolumuz!
Ta… Kars`dan Muğla`ya Anadolumuz,
Bizimle yürüdü, bizimle gardaş.

Dilde ve gönülde oldukça Kur`an,
Olmaz Arif olmaz Türk yurdu viran.
Yaşasın Türkoğlu, yaşasın Turan
Bizimle yürüdü, bizimle gardaş.

Not: Şair bu şiiri 13.04.1985′te yapılan bulgar zulmünü protesto etmek için yazmıştır.

Ozan Arif

4 Nisan

Dört nisan doksanyedi, alelade gün değil,
Kara günsün, kara gün bu bir gerçek, kin değil,
O kadar karasın ki tarifin mümkün değil
Başbuğ’ un başımızdan çekildiği günsün sen,
Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!

Çekildiği diyorum, sor bana hele niye?
Çünkü dilim varmıyor ona öldü demeye,
Varmasa da mecburum, mecburum söylemeye
Bize yetim gözüyle bakıldığı günsün sen,
Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!

Çok acılar görmüştüm, ama bu kadar derin
Olanı görmemiştim, bu da senin eserin
O kara akşamında, kapkara bir haberin,
Beynime kurşun gibi sıkıldığı günsün sen,
Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!

Belki senin suçun yok, belki benimki hata,
Her can günün birinde göz yumacak hayata,
Fakat sen bir başkasın, sen varya sen, adeta,
Ciğerimin yerinden söküldüğü günsün sen,
Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!

Altaylar’ dan Tuna’ ya libas giymiş hüzünden,
Özünden ağlıyor bak, bütün Turan özünden.
Müslüman Türk evladı olanların gözünden,
Yaş yerine kanların döküldüğü günsün sen,
Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!

Başbuğ Türkeş yok artık, bulabilmek imkansız
Herkesin acısını bilebilmek imkansız,
Her yüreğe tercüman olabilmek imkansız,
Her yürekte bir ağıt yakıldığı günsün sen
Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!

Türkeş gibi bir lider ne çıkmıştır, ne çıkar
Yıkar onun acısı, Arif ’ i artık yıkar
Ateşin kanunudur düştüğü yeri yakar,
Bozkurtların boynunun büküldüğü günsün sen,
Dünyanın başımıza yıkıldığı günsün sen!

Ozan Arif

Acı Gurbet

Çilelerim köprü oldu Tuna’ya,
Dilimden anlamaz kulun Almanya.
Döneceğim günü hep saya saya,
Ömrümü tüketti yılın Almanya.

Ne çıkardın beni ne de batırdın,
Emeğimi yiye yiye bitirdin,
Gençliğimi benden aldın götürdün,
Bana mı kalacak malın Almanya?

Yıllar var hasretim, yârana dosta,
Isıcak bir çorban görmedim tasta,
Sana sağlam geldim, eyledin hasta,
Zıkkım olsun paran, pulun Almanya.

El gibi sıraya katışamadım,
Evlat oldum elden tutuşamadım,
Anam, babam öldü yetişemedim,
Köyüme çok uzak yolun Almanya

Ne murat almışım, ne de alırım,
Daha çok vatana hasret kalırım,
Vâde dolar bir köşende ölürüm,
Ârif’i götürür salın Almanya.

Ozan Arif

Ağıt

Kahrediyor gardaş kızıl göz meni,
Bu kızıl zincirden gel de çöz meni,
Bir kızıl kurşuna verdik Özmen’i
Şehit oldum Allah döktüm kanımı
İntikam almadan alma canımı.

Cemil yüreğimde derin bir sızı,
Alnıma yazılmış bu kara yazı
Nerde gardaş nerde Dursun Önkuzu?
Şehit oldum Allah döktüm kanımı
İntikam almadan alma canımı.

Ozan Arif söyler derdim büyüdü,
Yiğit Yusuf’umun suçu neyidi?
İmamoğlu derler genç bir bey idi
Şehit oldum Allah döktüm kanımı
İntikam almadan alma canımı.

Ozan Arif

Ah Kafa

Bu dünyada zevk sefa
Bir devran sürmek varmış.
Ulan kafa ah kafa,
Bugünü görmek varmış.

Vatan dedim,yurt dedim,
Vatandan sürgün yedim
Tek doğru ben mi idim
İpe un sermek varmış.

Hey gidi aptal hey hey
Bak yaşıyor paşa bey
Neyimiş de yolsuz köy
Köprüsüz ırmak varmış.

Bu işler nene bırak
Kel başa şimşir tarak
Ot gibi yaşayarak
Murada ermek varmış.

Şu ömrüm bile bile
Baştan sona hep çile
Rüşvet ile torpile
Kafayı yormak varmış

Bugünleri bilip de
Türkiye’de kalıp da
Bir yolunu bulup da
Anap’a girmek varmış.

Kaç tane ozan gelmiş,
Çoğu aç sefil ölmüş
Ozanlık iş değilmiş
Bu sazı kırmak varmış.

Eloğlu davul çaldı
Başbakan kızı aldı
Ben saz çaldım ne oldu
Davula vurmak varmış.

Ozan Arif kes burda
Günaha girme bir de
Biliyorsun mahşerde
Hesap da vermek varmış.

Ozan Arif

Aha Geldim Gidiyorum

Yalan dünya işte senden,
Aha geldim, gidiyorum.
Kalanlara selam benden,
Aha geldim, gidiyorum.

Var mı sana gelip kalan,
Baştan başa murad alan,
Varın yoğun hepsi yalan
Aha geldim, gidiyorum.

Dereyi aş, tepeyi aş,
Sonu yoktur dolaş dolaş,
Günden güne yavaş yavaş,
Aha geldim, gidiyorum.

Yalan dünya sana böyle
Kimler konup göçtü söyle,
Ben de işte aynen öyle
Aha geldim, gidiyorum.

Gülemedim şöyle bir gün,
Senelerim geçti sürgün
Gönül sevdiğine dargın,
Aha geldim, gidiyorum.

Arif der ki: bunca yıl ay
Geldi geçti vay dünya vay!
Yaşamaksa yaşadım say,
Aha geldim, gidiyorum.

Ozan Arif

Aklıma Düştü

Yine akşam oldu gurbetelde aah.. Ah,
Bilseniz nereler aklıma düştü.
Ellerin yurdunda çürüdüm eyvah,
Ta Bizim oralar aklıma düştü.

Ben nerede doğdum, şimdi nerdeyim?
Bir uzun hikâye, anlatsam beyim.
Bizim ora derken; vatanım, köyüm,
Doğduğum yöreler aklıma düştü.

Ellerimi kulağıma attığım,
Türkü deyip, sesine ses kattığım,
Sularında alabalık tuttuğum,
Çağlayan dereler aklıma düştü.

Sabahtan giderdim malınpeşinde,
Azığımı yerdim göze başımda,
Bir kavalım vardı, ‘çobantaşı’nda,
Çaldığım sıralar aklıma düştü.

Düğün mü var; herkes çıkıp oynardı.
Ölü mü var; bütün köylü ağlardı.
Herşeyin bambaşka kanunu vardı,
Adetler, töreler aklıma düştü.

Toplandık mı harman bize yetmezdi,
Laf ederdik kimse eve gitmezdi,
Sabahaca yanardı da bitmezdi,
İslenen çıralar aklıma düştü.

Hani Arif, şimdi nerede obam?
Nerede gardaşım, bacım, akrabam?
Hepside bir yana, ya anam, babam,
O baht-ı karalar aklıma düştü

Ozan Arif

Almanya Adresim

Almanya’ya ayak bastım basalı,
Ev arıyorum, bulamdım gardaşım.
Burda herkes aynı dertten tasalı,
Ev arıyorum, bulamdım gardaşım.

Nere gitsem talihsizlik peşimde,
Hal kalmadı çocuğumda, eşimde,
Gündüz hayalimde, gece düşümde,
Ev arıyorum, bulamdım gardaşım.

Kurtulmuyor sinirlerim gergiden,
Konuk bilmez bunlar uzak görgüden,
Hergün çıkan gazeteden, dergiden,
Ev arıyorum, bulamdım gardaşım.

Ev derdi ki, ciğerimi dağladı,
Dil bilmemek kollarımı bağladı.
Geze geze anam dinim ağladı,
Ev arıyorum, bulamdım gardaşım.

Bir ev buldum: dedi.
Bir ev buldum: dedi.
Birisi de: dedi.
Ev arıyorum, bulamdım gardaşım.

Son bulduğum ev bir bodrum kattı.
Zil çaldım, sahibi kaşını çattı.
‘Nayın’ dedi kapısını kapattı,
Ev arıyorum, bulamdım gardaşım.

Dört-beşyüz mark bir odanın kirası,
Bu demektir onbeşbin Türk lirası.
Yani köyde bir tarlanın parası,
Ev arıyorum, bulamdım gardaşım.

İstemem gardaşım kafanı yormak,
Zor imiş velhasıl burada durmak,
Tek umudum kaldı bir çadır kurmak,
Ev arıyorum, bulamdım gardaşım.

Sazı mazı astım tiren garına,
Ârif bekler mektup yazdır birine,
Şimdilik ‘banof’ yaz adres yerine,
Ev arıyorum, bulamdım gardaşım.

Ozan Arif

Almanya Yarası

Bu Almanya bize varya efendi,
Her bir şeyi sinsi sinsi öğretti.
Türklüğümüz pasaportta küflendi,
Yetmişikibuçuk cinsi öğretti.

Parasıyla düdüğünü öttürdü,
Diyarında devesine güttürdü,
Kadere imanı kayıp ettirdi,
Lotoyu, totoyu, şansı öğretti.

Anlatmak zor bazısının halını,
Kimi tuttu Yahova`nın yolunu,
Zeybekler unuttu ‘Harman dalı’ nı,
Dadaşıma bile dansı öğretti.

Arif der ki; zıkkım olsun parası,
Zor kapanır Almanya`nın yarası,
‘Ali’ leri ‘Aleks’ yaptı burası,
‘Hasan’ ın yerine ‘Hans’ ı öğretti.

Ozan Arif

Ancak Sezdim

Koyunun olmadığı yerde, neden keçiye
‘Abdurrahman Çelebi’ deniliyor bilmezdim.
Hep sorardım kendime, sebebi nedir diye,
Son liderler ortaya çıkınca ancak sezdim.

Ozan

Anlat

Dile gel be Anadolu’m dile gel,
Dile gel bugünü dünü de anlat.
Kimse beni dinlemiyor hele gel,
Hele gel istersen bunu da anlat.

Anlat,çünkü ben anlatsam can sıkar
Muş çalışır İstanbul yer,Muş bakar.
İzmir mamur Bursa şenmiş ne çıkar
Yozgat’ı Bitlis’i,Van’ı da anlat.

Sen anlat,bulunur elbet bir duyan
Yerli kırem beğenmezken şu bayan
Ağustos ayında orak sallayan
Sıcaktan kavrulan teni de anlat.

Hep sustun harama helal denirken
Bağrında öksüzün hakkı yenirken
Küfür kara kara filizlenirken
Yüreğe gömülen dini de anlat.

Sen vatansın susma, söyle adını,
Çeken bilir her acının tadını.
Üstünde yaşayan karabudunu,
Budun’dan habersiz han’ı da anlat.

Yaraların eskimedi çok yeni
Kan gölüyken biliyorum ben seni
Kurşunların ıslak çaldığı dünü
Dün’lerin yediği gün’ü de anlat.

Ne günü unut sen ne de geceyi
Unutmaktan ateş sardı bacayı
Kanlı katil yetiştiren hocayı
İlimi,irfanı,feni de anlat.

Bir selden kurtuldun kim idi bendin
Bendi de bilirsin seli de kendin
Hangi yöne sürüklenmek istendin
Gelecek öğrensin yönü de anlat.

Tarih bazan inkar eder gerçeği.
Birliğine kim sapladı bıçağı?
Su ile beslenmez huzur çiçeği
Çiçeği besleyen kanı da anlat.

Şu ananın gözündeki yaşa bak!
Şu mezarın başındaki taşa bak!
Ne yazıyor doğumuna yaşa bak!
Uğrunda verilen canı da anlat.

Tekme vuran çok olurmuş düşküne
Arif miydi bomba koyan köşküne?
Suçlu isem susma Allah aşkına,
Beni de beni de…beni de anlat.

Ozan Arif

Aşığıyım

Siz sormayın bana aşkı
Ben bu yurdun aşığıyım
Kalleş dosttan gözüm yıldı
Düşman merdin aşığıyım

Biri dişli bir çarktır
Aynı millet aynı ırktır
Alevi Türk,sünni Türktür
Çerkez Kürdün aşığıyım.

Bu dünyanın kıymetine
Aldanmayın servetine
Aç kalsa da devletine
Bağlı ferdin aşığıyım

Yolcusu var kızıl yolun
Farkı benden şudur onun:
O Leninin O Maonun,
Ben Bozkurtun aşığıyım.

Arif dönmüş bir bülbüle
O aşıktır bağda güle
Ülkücülük dertse bile
Ben bu derdin aşığıyım.

Ozan Arif

Ayıramaz

Ülkü yarim, falan filan.
Beni senden ayıramaz.
Koğu gıybet yalan dolan,
Beni senden ayıramaz.

Ülkü gülüm ülkü gülüm,
Bülbülünüm bülbülünüm,
Ne işkence ne de zulüm
Beni senden ayıramaz.

Bu can sağken bile bile,
Sürgün ne ki binbir çile,
Allah’ımın izni ile
Beni senden ayıramaz.

Benim seni sevmemi suç,
Sayanları tanımam hiç,
Kanun, ferman, beşeri güç
Beni senden ayıramaz.

Ayrılan var numunelik,
Yal düşkünü üç beş silik,
İt değilim yağlı kemik
Beni senden ayıramaz.

Mübalağasız evet evet,
Para mal mülk makam şöhret,
Allah şahit hiçbir kuvvet
Beni senden ayıramaz.

Hainleri kayıranlar,
ARİF’e suç duyuranlar,
Vatanından ayıranlar
Beni senden ayıramaz.

Ozan Arif

Ayna

Müslümanlar neden böyle perisan?
Sebebini sorup ariyor muyuz?
Bence bu isin sebebi müslüman.
Acaba farkina variyor muyuz?

Müslümanlik çünkü adimiz bizim.
Adimiz gibi mi tadimiz bizim?
Eksik mi dedimiz, kodumuz bizim?
Fitnesiz, fesatsiz duruyor muyuz?

Islamin sarti bes, Imanin alti,
Diyerek isleriz her türlü halti.
Aklimiza gelmez topragin alti.
Emaneti saglam koruyor muyuz?

Esiri olmusuz malin, servetin,
Zinanin, sehvetin, koyu giybetin,
Vatanin, milletin, dinin devletin,
En ufak işine yariyor muyuz?

Bu devirde kimin kötü hali var?
Simdi itin bile özel yali var.
Hepimizin iyi kötü mali var.
Fitreyi, zekati veriyor muyuz?

Birbirine düsman zengin ile fakir,
Birinde hamd eksik, birinde sükür,
Hepinizde ayri degisik fikir,
Birlikte üç adim yürüyor muyuz?

Elin gözünde ki çöpleri tek, tek,
Görüp gösteririz kaçirmayiz pek
Kendi gözümüzde mertek var mertek.
Biz bizdeki suçu görüyor muyuz?

Neyi ögreniyor, neyi duyuyor
Karni evde, beyni nerde doyuyor
Oglumuz, kizimiz, nasil büyüyor,
Üstüne kol kanat geriyor muyuz?

Kitabimiz Kur’an ilim kokuyor,
Kaç müslüman günde açip okuyor?
Okuyan da iste öyle okuyor.
Mânasina kafa yoruyor muyuz?

Mademki her nefis Hakk’tan hediye,
Dünya için hakki unutmak niye,
Bugün Allah için ne yaptim diye,
Aksam kendimize soruyor muyuz?

ARIF olan ham laf ezmez gardasim,
Bir destanla bu dert bitmez gardasim,
Müslümanim demek yetmez gardasim,
Müslümanca hayat sürüyor muyuz?

Ozan Arif

Babo !..

Ben köylü vatandaşım,
Kim benim dostum babo?
Bu ne hırs bun ne hışım?
Sesimi gıstım babo.

Kiminiz bana güler
Kiminiz aptaldır der
Baştaki efendiler
Ben size küstüm babo.

Damarda kanım kurban
Şerefim şanım kurban
Devlete canım kurban
Sizedir kastım babo…

Ne oruç ne söfür,
Din iman sizde sıfır
Ağzıma geldi küfür
Yine de sustum babo…

Seçimde reye-meye
Geldiniz bizim köye
Ben sizi adam diye
Bağrıma bastım babo…

İstemem sevmeyin lo..
Baştan da savmayın lo..
Kapıdan kovmayın lo…
Toz diye üstüm babo…

İşime zor dediniz
Ürüşvet istediniz
Ben ektim siz yediniz
Soyuldu postum babo…

Devletin malı sizin
Kaymağı balı sizin
Küpünüz dolu sizin
Boş benim testim babo…

Yapılan ne bak hele
Patlarsın güle güle
Köyümde yok yok ula
Büstüm var büstüm babo…

Anarşist çıktı bir de
Onlarla girdim derde
Üstelik hapislerde
Az mı kan kustum babo?

Ozan Arif

Bak Görürsün

Böyle gitmez hep bu devran
Döner gardaş bak görürsün
Boş mangalda kül savuran
Siner gardaş bak görürsün.

Gürültüsü çoktur boşun
Eti yenmez her cins kuşun
Eylüldeki sular kışın
Donar gardaş bak görürsün.

Öz yerine geçmez kabuk
Ok olur mu eğri çubuk?
Yalancının mumu çabuk
Söner gardaş bak görürsün.

İster cık de,ister he de
Neler gördük bu dünyada
Ata binen merkebe de
Biner gardaş bak görürsün.

Pilavdan döner mi kaşık
Hep bu işler keşik keşik
Bize de o yeşil ışık,
Yanar gardaş bak görürsün.

Karga korkar havasından
Kartal geçmez davasından
Karga,kartal yuvasından
İner gardaş bak görürsün.

Hani nerde firavunlar
Nemrut varmış bir zamanlar
Arif der ki inananlar
Yener gardaş bak görürsün.

Ozan Arif

Bana Sor

Başbuğum bak yine başına geldim.
Bakıyorum ama sen gel bana sor.
Dert dökmeye mezar taşına geldim.
Döküyorum ama sen gel bana sor.

Belki de derdimi dökmem boşuna,
Duymazsın duysan da gitmez hoşuna
Öyle bir çile ki düşman başına
Çekiyorum ama sen gel bana sor.

Beni bu çileye salanlar saldı,
Sen gittin her şeyin içi boşaldı
Kala kala senden bir rozet kaldı
Takıyorum ama sen gel bana sor.

Sevdamızın günahı ne suçu ne?
Bu sevda layık mı gönül göçüne?
Arada sırada halkın içine
Çıkıyorum ama sen gel bana sor.

Halk eskisi gibi önüme çıkıp
Hal hatır etmiyor elimi sıkıp
Sebebini halkın gözüne bakıp
Okuyorum ama sen gel bana sor.

Halkı bırak halkı öz kardeşimi
İknadan acizim evde eşimi
‘La Havle’ çekerek her gün dişimi
Sıkıyorum ama sen gel bana sor.

Çünkü iktidarda bütün varımı
Yitirdim siyasi itibarımı
Söylenen sözlere kulaklarımı
Tıkıyorum ama sen gel bana sor.

Sen yoksun başını tuttular suyun
Oyun oynuyorlar başında oyun
Birlik için birlik bunlara boyun
Büküyorum ama sen gel bana sor.

Arif’im yıkılmış şehir gibiyim
Tadım yok tuzum yok zehir gibiyim.
Yatağına küskün nehir gibiyim
Akıyorum ama sen gel bana sor.

Ozan Arif

Başkalık Vardı

Yemin ediyorum Başbuğum yemin,
Gülüşünde bile başkalık vardı.
Kürsüye gelirdin kendinden emin
Gelişinde bile başkalık vardı.

Gelip ‘Bozkurtlarım’ deyince hele
Zelzele olurdu sanki zelzele
Davudi sesinle mevzuyu ele
Alışında bile başkalık vardı.

Her derdini düşünürdün ülkenin
Ferasetin müthiş, müthişti fenin
Herkesin bildiği konuyu senin
Bilişinde bile başkalık vardı.

Ozan Arif

Bayram Duası

Ya Rabbi tadına bütün milletin,
Varacağı bayramlara eriştir
Milletinin yarasını devletin,
Saracağı bayramlara eriştir

Devletin milletin verip el ele
Kimsenin kimseyi etmeden köle,
Zenginin fakirin gönül gönüle
Gireceği bayramlara eriştir.

Fukaranın rezil olduğu değil,
Hastanede rehin kaldığı değil,
Memurların zekat aldığı değil
Vereceği bayramlara eriştir.

Her mübarek bayram gelince böyle,
İşçi köylü mahzun olmasın öyle,
Cebinde harçlığı göğsünü şöyle
Gereceği bayramlara eriştir.

Enflasyon insin diye çok estim,
Anladım ki biraz hayalperestim,
İnmesinden artık umudu kestim
Duracağı bayramlara eriştir.

Ya Rabbi halimiz ayandır sana,
Tahammül kalmadı dökülen kana,
Savaşın kavganın, terörün sona
Ereceği bayramlara eriştir.

Sağımız solumuz düşmanla kaplı,
Sırtımızda nifak hançeri saplı.
Yüreklerin birlik beraber toplu
Vuracağı bayramlara eriştir.

Ben desem devletin gücüne gider,
Bunlar ne av yapar ne koyun güder,
Hepimizi başta gerçek bir lider
Göreceği bayramlara eriştir.

Arif der ki Ya Rab Müslüman Türk’üm
Bu düzen tartmıyor çok ağır yüküm,
Türk’ün ve İslam’ın yeniden hüküm
Süreceği bayramlara eriştir.

Ozan Arif

Bİlmek İstiyorum

Bir dakika beyim sizlerle bizi,
Üzdüren kuvveti bilmek istiyorum.
O vicdan denilen duygudan sizi,
Bezdiren kuvveti bilmek istiyorum.

Radyodan denmisti bir ögle vakti,
Hani çökecekti ‘Tay’larin tahti,
12 Eylül’de yapilan ahti,
Bozduran kuvveti bilmek istiyorum.

Anlamadan dag köyünün halindan,
Çakaralmaz alinirken belinden,
Kelepçeyi ‘Baba’larin kolundan,
Çözdüren kuvveti bilmek istiyorum.

Reklâma karin tok, yapman tantana.
Nasil kaçti ‘Boran’, izah et bana..!
Hemide ilk önce Bulgaristan’a,
Sizdiran kuvveti bilmek istiyorum.

Yedi nice ülkücünün etini,
Buna ragmen oynatiyor atini,
Daha hâlâ ‘Ugur Mumcu’ itini,
Yazdiran kuvveti bilmek istiyorum.

Ecele yaklasan köpegin biri,
Camii duvaridir pisleme yeri.
Hmdi Sevinç gibi, ‘Savci Soyer’i,
Azdiran kuvveti bilmek istiyorum.

Adalet-madalet iyi ya, has ya,
Ancak bu sekilde yapardi Rusya.
MHP hakkinda uydurma dosya,
Düzdüren kuvveti bilmek istiyorum.

Bölücü kim imis, bilelim biz de,
Söyleyin dogrulu var ise sizde.
CHP’nin kayigini denizde,
Yüzdüren kuvveti bilmek istiyorum.

Izini kaybetti yürüyüp karda,
Bu ne biçim istir, adâlet var da,
‘Ecevit’i suçsuz gibi disarida,
Gezdiren kuvveti bilmek istiyorum.

Liderlik armasi degildir bakir,
Rey verdi efendi, bir milyon fakir.
Alparslan Türkes’in ardindan çukur,
Kazdiran kuvveti bilmek istiyorum.

Bu suçlu listesi yanlistir toptan,
Kanli katil yetistirdi her tipten,
Listede neden yok ‘Alacakaplan’?
Çizdiren kuvveti bilmek istiyorum.

Kizmayin, sizlere karsi mi çiktik?
Gemi mi batirdik, düzen mi yiktik?
Meselâ ‘Asker’e kursun mu siktik?
Kizdiran kuvveti bilmek istiyorum.

Ârif bilir, sizmasa da basina,
Zindan inler ‘Yahya’larin sesine,
Türk’üm diyenleri Türk Ordusuna.
Ezdiren kuvveti bilmek istiyorum.

Ozan Arif

Bilmek ve Yaşamak

Ülküdaşım dinleyin sitemim var sizlere,
Siz biz diye bir şey yok hepimize bizlere
Çünkü ben de dahilim söylediğim sözlere
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Ülkücüyüz güçlüyüz tamam iyi, güzel, hoş
Tamam iyi güzel de şu nokta biraz nahoş
Yaşamaya geldi mi çoğumuz maalesef boş
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Teşkilat, fikir, lider kafama başka girmez,
Ülkücü olan insan bunlardan taviz vermez,
Verenden de bu dava kıl kadar hayır görmez
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Teşkilat kışla demek kışlasız durulamaz,
Kışla olmazsa eğer ordu da kurulamaz,
Ordusuz da menzile hedefe varılamaz
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Fikir ne dokuz ışık Başbuğ der; biz duyarız
Şimdi saymaya kalksak kaç tanemiz sayarız?
Hep altınız altın da biraz düşük ayarız
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Teşkilat, fikir varsa orada lider olur
Lokomotif olmazsa vagonlar yolda kalır
Herkesten lider olmaz lideri zaman bulur
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Liderlik taslayanı kızmasınlar gördüm ben,
Kendini meşe sanan ne yosunlar gördüm ben,
Sonunda düve çıktı ne tosunlar gördüm ben
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Dava Nizam-ı Alem: yani davamız haktır,
Allah’ın nizamını yeryüzüne yaymaktır,
Başarının şartı da bu davaya ı-uymaktır
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Yanılmıyorsam eğer Şu şekilde bir söz var:
İnandığı davayı yaşamayan insanlar
Yaşadığı hayata inanmaya başlarlar
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Yaşamaz ülküdaşım imkanı yok yaşamaz,
Yaşanmayan bir dava hedefe ulaşamaz
Ülkücü aylak aylak gezemez dolaşamaz
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Türk’üz ve Müslüman’ız Elhamdülillah evet
Ülkücülük bu ise oh ne ala memleket!
Hani nerde çalışma hani nerde ibadet?
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

İbadet yapınca da kaçmaya kalkıyoruz,
Teşkilattan davadan geçmeye kalkıyoruz
İki rekat kıldık mı uçmaya kalkıyoruz
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Yalan mı arkadaşlar bazımız var kasılır,
Gençleri tenkit eder sevimsizce asılır,
Şeriat tamam değil tarikatçı kesilir
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Bize yeni ısınan kalpleri körlemeyin,
Kılmayan kılar bir gün onları horlamayın
İslam’ın emri zaten sevdirin, zorlamayın
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Ülkücü her insana uzanan insan demek,
Hoşgörü ve sevgiyle bezenen insan demek
Gönülleri fetheden kazanan insan demek
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Kızmamak lazım gardaş gerçeklere kızmamak,
Marifet yapmak amma yaparken de bozmamak,
Bir eksik de şu bence: Okumamak yazmamak
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Okuyan az yazan az acı ama biz buyuz,
Okumazsak arkadaş muvaffak olur muyuz?
Üstelik ‘oku’ diyen bir dinin mensubuyuz
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Şehitler ve gaziler mazimizi süslüyor
Azerbaycan, Türkistan, Kerkük bizi sesliyor
Müslüman Türk dünyası bize ümit besliyor
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Bu kürek bu karları kürümez ülküdaşım,
Bu ateşle bu dağlar erimez ülküdaşım,
Lafla peynir gemisi yürümez ülküdaşım
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Hak etmeden geleni görüyorsun şahitsin,
Hayırsız iktidarlar dönemi artık bitsin
Biz böyle olacaksak Allah bizi kahretsin!
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Yaşayanlar var elbet maşallah görüyoruz,
Göğsümüz kabarıyor göklere eriyoruz
Onların duasıyla ayakta duruyoruz
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Allah var şu da gerçek: Çalışan çalışıyor,
Tertemiz pırıl pırıl kadrolar oluşuyor
Teşkilat günden güne büyüyor gelişiyor
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse hak ederek gelmeli.

Kimse Ozan Arif’i çok hayalci bulmasın
Davayı yaşamayan tek ülkücü kalmasın
Biz o gün iktidarız hiç şüpheniz olmasın
Ülkücü davasını yaşamalı bilmeli
İktidara gelirse Allah için gelmeli.

Ozan Arif

Bir Devrin Destanı

Oturdum,düşündüm sebep ne neden?
Kızıla değil de ala kıydılar.
Bazan Yunus,bazen Yavuz’ca giden
Yolcuya kıydılar,yola kıydılar.

İlahi bir aşkla tütüp dururken
Ateşinde küfür kızıl erirken.
Işığı yarına müjde verirken
Ocağa,ateşe,küle kıydılar.

Bu söz yeni değil söylenmiş önce
Diken yaranırmış deveye anca
Deve çobanından bağban olunca
Dikeni bırakıp güle kıydılar.

Allah için biri gerçeği görüp
Dökmedi zehirin tasını kırıp
Üstelik zehiri süngüye sürüp
Ne tuhaf değil mi bala kıydılar.

Baba evladına kıyar sanmazdım
Zaten kıyan el olsaydı tınmazdım
Önceden kıysalar yine yanmazdım
Zafere bir adım kala kıydılar.

Ahde vefa var ya,umutmuş gardaş
O umut ki bizi uyutmuş gardaş
Baltalar sapını unutmuş gardaş
Ormana ağaca,dala kıydılar.

Çekilenler hayalimde yadımda
Anlatmakla bitmez iki adımda
Kırkdörtten seksene hesapladım da
Otuzaltıbuçuk yıla kıydılar.

İnanan ne zaman olmuş ki mağlup?
Kıysalar da biziz yarın ki galip
Lakin oyununu oynadı salip
Uşakları üç hilale kıydılar.

Bu gerçeği Arif olan söylüyor
Kıyanın kurduğu plan söylüyor
Kim derse ki gaflet,yalan söylüyor
Bunlar bize bile..bile kıydılar.

Ozan Arif

Bir Hayatın Gayesi

Ey… En kara sevdaların sevdası,
Bu kim bilir kaç bin kalbin sedası!
Ey… Nesl-i Asım`ın ana gıdası;
Ekmeğim sen, suyum sensin, havam sen,
Yaşamamın gayesisin dâvâm sen.

Yürek yürek senin ile dolmuşum,
Vatanıma seni lâyık bulmuşum,
Senin için terk-i vatan olmuşum.
Dağım sensin, taşım sensin, ovam sen,
Yaşamamın gayesisin dâvâm sen.

Ağlıyorum, göze sicim sicimsin.
Tahamülüm, tâkatimsin, gücümsün,
Şu gurbette gardaşımsın, bacımsın,
Anam, babam, evim-barkım, yuvam sen
Yaşamamın gayesisin dâvâm sen.

Dörtbir yanda kaldı her bir pârem oy…
Senin ile şifa bulur yârem oy…
çaresizlik içindeki çarem oy…
Tabibim sen, dermanım sen, devâm sen,
Yaşamamın gayesisin dâvâm sen.

Kendimi çok zindalarda buldum ben,
Sen sanmaki bu çileden yıldım ben,
Bu çileye baştan tâlip oldum ben,
ç; ile ile bulacaksın kıvam sen,
Yaşamamın gayesisin dâvâm sen.

Zindanın tam önündeki meydanda,
Son şehidi verdim yağlı urganda,
Gülle yemiş sur gibiyim şu anda!
Temelim sen, duvarım sen, sıvam sen,
Yaşamamın gayesisin dâvâm sen.

Ey… Arif`in dilinde ki türküsü!
Küfrün ve imansızın korkusu
Ey… Ak şafak, ey… Türk-İslâm ülküsü;
İlelebed edeceksin devam sen,
Yaşamamın gayesisin dâvâm sen.

Ozan Arif

Bir Taslağın Destanı

Bana sorarsanız bu anayasa;
Sonu uçurumlu yola benziyor.
Bu yasaya göre memleket ise;
Meçhule yol alan sala benziyor.

Şimdi sırasıyla alalım ele:
Hile var bu işte, vallahi hile…
Bu taslağı millet oylasa bile,
Dipçikle yenecek yala benziyor.

Cumhuriyetmiş! Tamam öğrendim.
Velâkin yeterli bulamadım kendim.
Rusya’da da cumhuriyet efendim!
Yorumu bir hayli bola benziyor.

Taslağı yazanlar gökten mi inmiş? !
Yavrular bu işi nerden öğrenmiş! ..
Bu devlet ne millî, ne değil denmiş.
Çingenin açtığı fala benziyor.

Milliyetçiliğin tarifine gel ki;
Tamamıyla saçma.Sorarlar çünki;
‘Türk’ten ayrı mıydı Atatürk’ünki? ‘
‘Türk’ adı eskimiş nala benziyor.

Her devrin itleri! Siz hâlâ susun.
Yaltakçısı olun beş-on deyyusun.
Taslağın içinde gazete, basın,
Kökünden kesilmiş dile benziyor.

Bu değil bizdeki derdin ilâcı,
İslâm’dan eser yok, ne kadar acı…
Meyve verir ise fikir ağacı,
Baltaya namzetlik dala benziyor.

Her zaman ensede bekliyor tokat,
‘Huzur’ kalp hastası, ‘hürriyet’sakat.
Toplanmak, yürümek izinsiz, fakat
Hovarda göğsünde güle benziyor.

Hâkimiyet kalktı milletten rafa.
Firavun’dan yoktu bu kadar sefa.
Seçme hakkı beş senede bir defa
Ağıza çalınan bala benziyor.

‘İrade-i Millet’ edilmiş talan.
Sendika hikaye, sözleşme yalan.
Dernekler-mernekler, partiler filân;
İstemeden doğan döle benziyor!

Sermaye; üstünden aşılmaz kaya.
Bır lâf var; Nerene dayarsan daya.
İşveren canavar, mümkün mü doya!
İşçiler köleye, kula benziyor.

İki meclis ver ki; Ortaçağ düşü.
Biri ‘avam’ işi, biri ‘lord’ işi.
Lordunkine bakın; çok keskin dişi.
Avamıki, bağlı kola benziyor.

Güvenlik Kurulu denilen meret,
Tavsiyesi emir, erkeksen diret!
Hesabı meydanda, bilirsen kerrat.
Hükümetin ömrü yıla benziyor.

Memur mahkûm olmuş, cezası kürek.
Çilesi tükenmez, çek aslanım çek…
Cumhurbaşkanımız ‘Neron’ mübarek!
Yetkisi ateşe, sele benziyor.

Teşbihte hatamız olmasa gerek.
Yetkisine göre sırayla tek tek:
Cumhurreis çoban, başbakan köpek,
Vatandaş sürüye, mala benziyor.

Saç-sakal, kıyafet, hepsi kalıpta.
Giyemezsin, her renk urba alıp da.
Millet; boğulurken kurtarılıp da,
Irzına geçilen dula benziyor!

Şimdi siz söyleyin: Nasıl hürlüktür?
Ârif’çe görmemek, resmen körlüktür.
Bunun adı bizde diktatörlüktür
Demokrasi biraz role benziyor! ..

Ozan Arif

Bir Yüreğin Duası

Rahmansın, Rahimsin, bizi murada,
Ermeyi de nasib eyle Yarabbi.
Hedefe, menzile kısa sürede,
Varmayı da nasib eyle Yarabbi.

Haksız isek, erit bizi yağ gibi.
Haklı isek, yeşert bizi bağ gibi.
İmansızın karşısında dağ gibi,
Durmayı da nasib eyle Yarabbi.

Kerkük, Musul, Kafkas, Kırım, bir sürü,
Saysam bitmez, esir şimdi her biri.
Esir Türk`ün kolundaki zinciri,
Kırmayı da nasib eyle Yarabbi.

Bu millet ki, asker iken dinine,
Onu kimler getirdiler bugüne?
Gerçekleri bu milletin önüne,
Sermeyi de nasib eyle Yarabbi.

Gönüllerden kalksın nifak yığını,
Kuvvetlendir müminlerin bağını,
Bize birlik, beraberlik ağını,
Örmeyi de nasib eyle Yarabbi.

Müslümanlar yine versin başbaşa,
Türkoğlu`nu memur eyle bu işe,
Tevhidini yedi iklim, dört köşe,
Germeyi de nasib eyle Yarabbi.

Nurunla nurlandır gönül şehrini,
Atommuş, nötronmuş getir ahrını,
Yeni çağa Türk ve İslâm mührünü,
Vurmayı da nasib eyle Yarabbi.

Bir, beş değil, binimizi bu yolda,
Damardaki kanımızı bu yolda,
Malımızı, canımızı bu yolda,
Vermeyi de nasib eyle Yarabbi.

Tut Allahım, tut şu neslin elinden,
Engelleri silip süpür yolundan,
Milliyetçi Türkiye`nin gülünden,
Dermeyi de nasib eyle Yarabbi.

Kursağına koymak için haramı,
Başa geçen yaktı benim çıramı.
Yara aldım, yaralıyım, yaramı,
Sarmayı da nasib eyle Yarabbi.

Son gelenler beğenmedi izimi,
Vatanımdan sürgün etti tozumu,
Tekrar vatan toprağıma yüzümü
Sürmeyi de nasib eyle Yarabbi.

Sen kini sevmezsin, istersen yükle,
Yani günahıma bunu da ekle,
Hesabım var yedi-sekiz köpekle,
Sormayı da nasib eyle Yarabbi.

Yalvarırım istiyorum dilimle,
Gitmesinler bunlar normal ölümle,
Allah`sızın defterini elimle,
Dürmeyi de nasib eyle Yarabbi.

Sen güç ver ki, yenelim her illeti,
Yenelim de kurtaralım milleti,
‘Güçlü iktidarı’, ‘Milli devleti’,
Kurmayı da nasib eyle Yarabbi.

Kulun Arif otuzaltı yaşında,
Tek arzu var hayalinde düşünde,
Başbuğu`mu o devletin başında,
Görmeyi de nasib eyle Yarabbi

Ozan Arif

Birgün

Maalesef adalet kana boyandı,
Tarih yakanızdan sarılır bir gün.
Haksız kalem kıran o kanlı eller,
Mutlaka kökünden kırılır bir gün

Not: Mustafa Pehlivanoğlu’nun infaz sabahı yazılmıştır.

Ozan Arif

Bizden söylemesi

Size akıl vermiş gibi olmasın,
Bu fırsatı teptirmeyin efendim..!
Beslediğim Ordu aşkı solmasın.
Beni sızden kopturmayın efendim.

Şöyle bir göz atın Çin’deki hırsa,
Urus’a yaklaşman aklınız varsa,
Amerika sırtınızı okşarsa,
Kendinizi kaptırmayın efendim..!

Böyle denge olmaz, bu fikri atın,
Vatanı sevenin elinden tutun.
İbrenizi biraz daha doğrultun.
Doğru yoldan saptırmayın efendim..!

Gazioğlu zehirledi beşeri,
Gerçi şimdi aramak da başarı.
Behice’yi ben mi saldım dışarı..?
Gözüme kül septirmeyin efendim..!

Tükürürüm böyle işin içine,
Uydurma suç bağlamayın gıçına,
Milliyetçi Hareket’in suçu ne..?
Gerçekleri çarptırmayın efendim..!

Mehmetçiği kıran ile barışmam.
Rus’a selam duran ile barışmam.
Haşatlı’yı vuran ile barışmam.
Süngü ile öptürmeyin efendim..!

Vatanı sevmek mi suçumuz bre..?
Mustafa’mız gitti göz göre göre.
Hamdi Sevinç gibi pis köpeklere
Bizi mahkûm yaptırmayın efendim..!

Doğan Öz davası tam bir rezalet,
Yirmi suçlu olur mu be insaf et..!
Mustafa’yla zede aldı adalet,
İbrahim’le keptirmeyin efendim..!

Ârif der ki; hakkı ile övelim…
Sakız mıdır ağzımızda gevelim..?
Atatürk’ü Fâtih gibi sevelim…
Fakat zorla taptırmayın efendim..!

Ozan Arif

Bizi Bizi

Zalım kader hangi zaman,
Güldürecek bizi bizi?
Cümle derdi etmiş umman,
Daldıracak bizi bizi?

Susuz kalmış çöller gibi,
Geçip giden yıllar gibi,
Hazan görmüş güller gibi,
Solduracak bizi bizi?

Yollarımız çıktı kışa,
Gelmeyen mi kaldı başa,
Acep daha hangi taşa,
Çaldıracak bizi bizi?

Ana, baba, gardaş, bir de,
Doğduğumuz vatan nerde?
Korkuyorum yadellerde,
Öldürecek bizi bizi?

Arif der ki; dayanamam!
Farzedelim ömür tamam
Hangi komşu, hangi imam
Kaldıracak bizi bizi?

Ozan Arif

Bizim Köy neresi

Allah Allah, kadere bak sen yahu!
Bizim köy neresi, Hong-Kong neresi!
Düşte görsem inanmazdım vallahi,
Bizim köy neresi, Hong-Kong neresi!

Dokuzyüzseksendört yılının yazı,
Ağustos ayının yirmidokuzu,
Şu kader nereye getirdi bizi?
Bizim köy neresi, Hong-Kong neresi!

Ozan Arif baksana şu haline,
Yakan geçmiş gurbetelin eline,
Göbeğimiz gurbete mi bağlı ne!
Bizim köy neresi, Hong-Kong neresi!

Ozan Arif

Boşver Gönül

Tasalanıp düşme dile,
Boş ver gönül Allah büyük.
Şükretmeyi öğren hele
Boş ver gönül Allah büyük.

Deme nazlı yarim hani
Mecnun’san da dinle beni
Unutsa da Leyla seni
Boşver gönül Allah büyük.

Ha otuz yıl ha müebbed
Yaradanla kur muhabbet
Bu günler de geçer elbet
Boş ver gönül Allah büyük.

Hak bildiğin yolda yürü
Çürürsen de öyle çürü
Bu düzene bas küfürü
Boş ver gönül Allah büyük.

Ozan Arif el ne dese
Zafer bizim yok vesvese
Bir gün göçer taş medrese
Boş ver gönül Allah büyük.

Ozan Arif

Bozulmuş

On bir yıl sonra gördüm yurdumu
Toprağı bozulmuş,taşı bozulmuş
Açamadım kimselere derdimi
Halkın yüzde yetmişbeşi bozulmuş

Edirne’den Van’a Van’dan Mersin’e
Muğla’sından başla yürü Kars’ına
Kapılmayan yoktur para hırsına
İzmir’i ,Konya’sı Muş’u bozulmuş

Haramı helali incele de bak
Ya aptal diyorlar ya avanak
Haram dolu haram tencere tabak
Ekmeği bozulmuş,aşı bozulmuş

İyi varsa alınmasın sözüme
İyi miyi görünmedi gözüme
Bakarak kararmış üzüm üzüme
Kurunun yanında yaşı bozulmuş

Köprünün altından çok sular akmış
İyiler yerine lükse bırakmış
Sevdalar fuhuşa sekse bırakmış
Gönüllerin artık düşü bozulmuş.

Bir kahveye kırk yıl hatır yok şimdi
Ne kırk yıl kırk saniye çok şimdi
Hatıra gönüle karın tok şimdi
Gaddar olmayanın işi bozulmuş

Vatan vatan tabii vatan vatan da
Esrar satan da var,karı satan da
Çıkıyorlar akşam güneş batanda
Erkekler değişmiş,dişi bozulmuş.

Vatan için millet için döğüşmüş,
Mana için maddeyle boğuşmuş
İnsanlarda bile ölçü değişmiş
Bozulmaz dediğim kişi bozulmuş.

Baştakiler ne yaparsa elbette
Aynısını yapacaktır millette
Ah Arif ah,vatanımız cennet de
Velakin balığın başı bozulmuş.

Ozan Arif

Bu Da Geçer

Çok kuraklar gördük biz. Bu da geçer evladım,
Dostumuz Allah bizim, unutma bu gerçeği.
Etim ile besleyip, kanım ile suladım,
Bu kurak kurutamaz ‘Ülkü’ adlı çiçeği

Ozan Arif

Bu Gelen Bizim Gençlik

Allah korusun Allah,
Bu gelen bizim gençlik,
Kırkbin kere maaşallah,
Bu gelen bizim gençlik,

Şerefli mazisiyle,
Dünkü Önkuzu`suyla,
Şehidi, gazisiyle,
Bu gelen bizim gençlik,

Devletin, dinin kulu,
Yürekler iman dolu,
Yolları ülkü yolu,
Bu gelen bizim gençlik,

Bu Teşkilat, bu Ocak,
Kurulmuş bucak, bucak,
Vatanı kurtaracak,
Bu gelen bizim gençlik,

Gözleri Başbuğ`unda,
Türk-İslâm buyruğunda,
Kellesi koltuğunda,
Bu gelen bizim gençlik,

Eğilmez dik başıyla,
Cümle gönüldaşıyla,
Bacısı gardaşıyla,
Bu gelen bizim gençlik,

çile ile pişerek,
Yorulmadan koşarak,
Eylül`leri aşarak,
Bu gelen bizim gençlik,

Dilde Tekbir sesiyle,
Aşkıyla, hevesiyle,
Dadaşı, efesiyle,
Bu gelen bizim gençlik,

Arif`in destanından,
Yozgat`ından, Van`ından,
Yurdun dörtbir yanından,
Bu gelen bizim gençlik,

Ozan Arif

Bu Hâle Geldik

Çok zevk aldık komşumuzun derdinden,
Haz yapa haz yapa bu hale geldik.
İkimiz bir üçüncünün ardından,
Söz yapa söz yapa bu hale geldik.

Hep gözümüz elin ekmek aşında,
Böylelikle kaldık safın dışında,
Kadın işte, erkek kumar başında,
İz yapa iz yapa bu hale geldik.

Ne kanundan korktuk ne de fermandan,
Kestik, yaktık, tarla yaptık ormandan,
çok savurduk den çıkmadı harmandan,
Toz yapa toz yapa bu hale geldik.

Adaletin ışığını söndürdük,
Vurguncuyu avantaya kondurkuk,
Uyuşturduk beyinleri dondurduk,
Buz yapa buz yapa bu hale geldik.

Gurbetçinin feryadını duymadık,
Ürüşvetsiz vatanına koymadık,
Gümrüklerde nesi kaldı soymadık,
Kaz yapa kaz yapa bu hale geldik.

Kaş yaparken hep çıkardık gözleri,
Heder oldu aşıkların sözleri,
En basiti öz malımız sazları,
Caz yapa caz yapa bu hale geldik.

Seçim vakti çok sıvadık kolları,
Boş geçirdik aradaki yılları,
Kürsülerde eşşek gitmez yolları,
Düz yapa düz yapa bu hale geldik.

Parçaladık yüce Türkün ırkını,
Ayrı dedik garbı ile şarkını,
Üç rey için mezheplerin farkını,
Koz yapa koz yapa bu hale geldik.

ç; ıkar için girdik binbir kılığa,
Kaypaklıkta pes dedirtdik balığa,
Kaplumbağa ile soluk soluğa,
Hız yapa hız yapa bu hale geldik.

İnatlıkta yarış yaptık keçiyle,
Namussuzu kabul ettik suçuyla,
Kel kız gibi ablamızın saçıyla,
Poz yapa poz yapa bu hale geldik.

Ozan Arif ne söylesin şu anda,
Siz söyleyin şevk kalır mı insanda?
Vatanını sevenleri zindanda,
Köz yapa köz yapa bu hale geldik.

Ozan Arif

Bu Kanı Durdurun

Her taraf kan kan kan.. her taraf şehit yası
Ya bir ana ya bir dul ya yetim ağlaması
İşte bu Türkiye’nin bugünkü manzarası

Yetmez mi akan kanlar,yetmez mi sönen ocak?
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Devletin kaderini elinde tutan beyler
Şehitlerin ardından bol nutuk atan beyler
Artık lafı bırakın,yanıyor vatan beyler!

Bu yangını, vahşeti kim sona erdirecek?
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak

Boş lafa doyduk beyler! Soyunuz söndü mü hiç? !
Hiç evlat verdiniz mi? Bağrınız yandı mı hiç? !
Askerdeki oğlunuz tabutta döndü mü hiç? !

Hiç acı çektiniz mi yürekler yardıracak?
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Buna terör demeyin, diyene şaşıyoruz
Terör derken taa baştan hataya düşüyoruz
Ne terörü efendim, bir savaş yaşıyoruz

Savaş! Evet savaş bu PKK bir oyuncak.
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Bu savaşı görmeyen gözleri suçluyoruz
Eşkiya, terör gibi sözleri suçluyoruz
Devleti değil amma sizleri suçluyoruz

Sizsiniz toparlayıp, derleyip, derdirecek.
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Asker, polis, özel tim görevini biliyor.
Görevini bilmeyen geriye kim kalıyor?
Siyasiler aksaklık bütün sizden geliyor

Millet sizi takipte, takibi sürdürecek.
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Özel timden bahsettik gitmeyelim uzağa
Mesela özel timi kimler aldı kızağa
Kim düşürdü devleti böyle adi tuzağa

Şimdi çıkıp kim bunu hayıra yorduracak
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Saysam şimdi bitmez ki yaptığınız gafları
Pkk’ ya çok özel çıkartılan afları
Kiminizin ağzında federasyon lafları

Bu laflar başınıza çok çorap ördürecek
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

İşte böyle hepiniz ayrı telden çalarsa
Polisin tuttuğunu mahkemeler salarsa
Mahkum ceza evini tünel açıp delerse

Bu yarayı başka kim saracak, sardıracak?
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Demokratik çözümmüş, CMUK’muş,falan, filan
Demokratik yollarla savas mı olur ulan?
Artik lafi birakin plan yapilmis plan

El alem yurdumuza baska yurt kurduracak.
Ya bu kani durdurun, ya millet durduracak.

İki yol var efendim, iki yol tartilmalı:
Ya verip kurtulmalı, ya vurup kurtulmalı.
Hiç vatan verilir mi? bu vatan Türk’ün malı!

O zaman tek yol kaldı:hasmi olan vuracak.
Ya bu kani durdurun, ya millet durduracak.

Ne zaman ki kararlı, kesin bir yol izlenir
Tespit sağlam yapılır, yapılan da gizlenir
Çok sürmez bu çakallar bir ayda temizlenir

Ah ulan ah sizdeki fırsat bizde olacak…
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Ne yapıyor bu itler? sınırı geçiyorlar,
Askerin yeri belli vuruyor, kaçıyorlar,
Girdikleri bir in var, göğe mi uçuyorlar?

Bulunmalı bunlara açılan kahpe kucak.
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Kapatın o bölgeyi Allah kulu girmesin.
Ne yerli ne yabanci basın yayın görmesin.
Dizi gibi her akşam televizyon vermesin.

Gayet sessiz, sedasız, kazınsın köse bucak.
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Aynı dilden konuşun PKK kalleşine,
Dağlarin zirvesinde tankın, topun işi ne?
Özel tim ve komondo takılsın bak peşine,

Ondan sonra görelim kim kimi kırdıracak.
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Ama batı bozarmış ağzınızın tadını,
Bozmuş zaten bırakın şu batının adını,
Yahu vatan gidiyor batının avradını!

Batı elbet ipe un serecek, serdirecek.
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Amerika, Avrupa körüklüyor bak işte,
İran, Irak, Suriye hepsi aynı bok işte,
Müslüman Türk’ün dostu yok gardaşım yok işte!

Düşmanın vazifesi kıracak, kırdıracak,
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Haydi bunlar dışardan, bir de bunun içi var.
Sayın bakın mecliste PKK’nin kaçı var.
Biri kancık, bildigim en az yirmi piçi var.

Çıldıracak gibiyim vallahi çıldıracak!
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Hele bir vekil var ki; devlet maaş veriyor,
Gardaşı da dağlarda Türk askeri vuruyor.
Vekilimiz olan da zevkten bıyık buruyor.

Bu kafada gidersek daha çok vurduracak.
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Meclis Türk’ün girmisler, Türk’ü de kovuyorlar,
Ne biz Türk’üz diyorlar, ne Türk’ü seviyorlar,
Milletin meclisinden, millete sövüyorlar,

Bu meclis bu itleri, ne kadar ürdürecek?
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak

Dikkat edin milletin ayranı kabarmasın,
Temennimiz netice su noktaya varmasın,
Kehanete lüzum yok eğer bu kan durmasın

Bu defteri bu millet kendisi dürdürecek
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Türk Milleti bu işe el korsa arkadaşlar,
Ne Tendürek Dagi’ndan ne de Cudi’den başlar,
Millet önce meclisi, önce sizleri haşlar.

Tutumunuz bu işi kötüye vardıracak.
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Kürdü, Lazi, Çerkezi, bir ağacın dallari,
Bu ağacin adı Türk, daha çoktur kolları.
Ağaca balta vuran Ermeni’nin dölleri.

Kürt, ARiF’in gardaşı, bu gardaşlık duracak.
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Ozan Arif

Bu Memleket Hepimizin

Nedir bu kan bu göz yaşı
Bu memleket bizim, bizim
Kim çıkardı bu savaşı
Bu memleket bizim, bizim.

Kürtlük, Lazlık, Çerkezlik ney
Aynı millet hep aynı şey,
Türk oğluyuz Türküz hey hey!
Bu memleket bizim, bizim.

Aleviyle Sünni yarış,
Barış için olsun barış,
Adım adım karış karış
Bu memleket bizim, bizim

Malazgirtle Çanakkale
Bizi gördü hep el ele
Düşün gardaş düşün hele;
Bu memleket bizim, bizim.

Karpuz mu ki dilelim be!
Tarla mı ki bölelim be!
Kıymetini bilellim be!
Bu memleket bizim, bizim.

Ne kırıp ne kırılalım,
Ne de küsüp darılalım,
Ona sıkı sarılalım
Bu memleket bizim, bizim.

Arif senin sütündür o,
Kemiğindir etindir o,
Bölünmez bir bütündür o,
Bu memleket bizim, bizim…

Ozan Arif

Bu Ne Biçim Devran?

Bu ne biçim devran,bu ne biçim iş?
Her gelen bir hava atmaya kalktı.
Hele bunlar hepten sıfır hiçimiş;
Peşrevsiz makamsız ötmeye kalktı.

Biri Erzurum’da hacı kesildi!
İzmir’de zamane pici kesildi.
Hepsi bana bilmem neci kesildi
Putun gölgesinde yatmaya kalktı.

Aha işte gördünüz mü arıyı?
Hele hele yanındaki karıyı
Eski çoban bırakınca sürüyü
Köpeklek zağarlar gütmeye kalktı.

Ne imişte ekonomi mimarı!
Adam sırf et yok gardaşım damarı
Tam ağzına vuracaksın şamarı
Fakiri kenara itmeye kalktı.

Bu sanmıştık gelenlerin düzgünü
Meğer herif azgınların azgını
Tüysüz tüysüz yetimlerin rızgını
Lop diye yemeye,yutmaya kalktı.

Ne yaptı bir yere çivi mi çaktı?
Yoksa bir zincire halka mı taktı?
Köprüden başladı barajdan çıktı
Memleketi toptan satmaya kalktı.

İz değil bunların gittiği izler
Arif der Allah’a havale bizler
Avradını idareden acizler
Devleti idare etmeye kalktı.

Ozan Arif

Bunlar

Biz yarattık sanıyor
Kürre-i arzı bunlar
Ne sünneti tanıyor
Ne de bir farzı bunlar

Ne abdest almamızı
Ne namaz kılmamızı
Sırf kafir olmamızı
Ediyor arzu bunlar.

Bayılırlar içmeye
İçip serden geçmeye
Dine kefen biçmeye
Gönüllü terzi bunlar

Adalet elden gitti
Hak hukuk zaten bitti
Diktadan taklit etti
Biçimi, tarzı bunlar.

Tesettürü hep inkar
Eder örtüyü yırtar
Çıplak kıç ile tartar
Namusu, ırzı bunlar.

Vay be nasıl kanmıştık
Milletçe inanmıştık.
Biz de Hakk’ın sanmıştık,
Şeytanın gürzü bunlar.

Lüzum yoktur tarife
Sözüm üç beş herife
Sorarsanız Arife,
Katıksız dürzü bunlar.

Ozan Arif

C-5

Hakim bey…Hakim bey.. bütün dünyamı,
Yıkarak yaptılar benim sorgumu.
C-5 denen yere gözleri bağlı,
Tıkarak yaptılar benim sorgumu.

Savcının ağzından şu okunanlar
Benim suçum değil hep yalan bunlar!..
Dövdüler hakim bey,ağzımdan kanlar,
Akarak yaptılar benim sorgumu.

Düştüm ki bir sürü moskof piçine
Biri de demedi bunun suçu ne?
Tabancayı ta ağzımın içine
Sokarak yaptılar benim sorgumu.

Döve döve işettiler altıma
Bayıldıkça sarıldılar hortuma
Islatıp ıslatıp tekrar sırtıma
Çıkarak yaptılar benim sorgumu

Kimi vurdu,kimi baktı seyrime
Cop izleri oluk oldu böğrüme,
Sigaranın ateşiyle bağrıma
Çökerek yaptılar benim sorgumu.

Kimi şarap içti,kimisi rakı,
Karma karış oldu her türlü koku.
Döverek pisletip ağzıma boku
Dökerek yaptılar benim sorgumu.

Jileti vurdular ileri geri
Dilim dilim oldu yarıldı deri
Yarılan yere tuzu biberi
Ekerek yaptılar benim sorgumu.

Tırnağım söküldü kelpeten ile
C-5 ler konuşsa gelse de dile
Su diye yalvardım,hep güle güle
Bakarak yaptılar benim sorgumu.

Şişe ile zorladılar gıçımı
Tuzlu su verdiler yaktı içimi
Derisinden kopanaca saçımı,
Çekerek yaptılar benim sorgumu.

Allahsız-kitapsız sekiz on ayı,
Suçsuzum dedikçe vurdu sopayı,
Burnuma soktular tornavidayı
Bükerek yaptılar benim sorgumu.

Biri bu Soyer’de domuzun dölü!..
Sesinden tanıdım değilim deli.
Tenasül uzvuma ceryanlı teli
Takarak yaptılar benim sorgumu.

Hakim bey,erkeklik kalmadı daha
Ölem diye çok yalvardım Allah’a.
Avuç içlerimden tutup çarmıha
Çakarak yaptılar benim sorgumu.

Babamı almaya eve gittiler
Anama avradıma neler ettiler
Çocuğum boğazından tuttular
Sıkarak yaptılar benim sorgumu.

Yavrumu görünce çıldırdım dedim(!)
Ne derseniz kabul saldırdım dedim.
Atatürk’ü bile öldürdüm dedim
Yakarak yaptılar benim sorgumu.

Ozan Arif anlatamaz kaygımı
Yitirdim kanuna olan saygımı
Velhasıl ‘devlete güven’ duygumu
Sökerek yaptılar benim sorgumu.

Ozan Arif

Çağa

Bilmez mi kahpe felek,
Nasıl geldim bu çağa?
Ben düştüm bayrağımı,
Düşürmedim alçağa.
Felek tuttu yine bak,
Fırsat verdi alçağa!

Ozan Arif

Çalıştım

Şu yalan dünyada iki yakamı,
Birbirine değdirmeye çalıştım.
Ne malı düşündüm ne de makamı,
Zulmu büküp eğdirmeye çalıştım.

Gücü Hakk’tan üstün tutan illeti,
Tanımadım uyandırdım milleti,
Hak haklının dedim haksız kuvveti,
Adalete boğdurmaya çalıştım

Velakin olmadı gücüm yetmedi
Zulmün karanlığı geçip gitmedi
İs veren mumları gözüm tutmadı
Ben güneşi doğdurmaya çalıştım.

Hilalden korktular güneşi bırak,
Baktım ki vahdeti çatlatmış kurak,
Yürekler çöl olmuş beyinler çorak,
Çöle yağmur yağdırmaya çalıştım.

Çerkezini, gGürcüsünü, Kürdünü,
Ayırmadan en küçük bir ferdini,
Müslüman Türk aleminin derdini,
Şu sırtıma yığdırmaya çalıştım.

Her sefer düşerken kapıp üç ayı,
Yeniden başlattım kutlu kavgayı,
Türk -İslam sevdası denen sevdayı
Bir ömüre sığdırmaya çalıştım

Seni anlar Arif ‘taban’ dediler
İlin, aşiretin, oban dediler
İsterse sağarmış çoban dediler
Tekeden süt sağdırmaya çalıştım.

Ozan Arif

Çıkar

Bu bir kaidedir izahi olmaz,
Gönülden çikanlar, gözden de çikar.
Sadece gönülle, göz ile kalmaz,
Hatirdan, sohbetten, sözden de çikar.

Yikanin;
Sevgi ile yikanin.
Hatirini kim sayar,
Hatir gönül yikanin.

Bakalim nelerden neler çikacak!
Nedir yapan sizce mangali sicak?
Alevi gitmekle sönmez ki ocak,
Lâzim olan isi közden de çikar.

Ya nacak;
Ya baltadir, ya nacak.
O ocaga kiyanlar,
O ocakta yanacak.

O ocaga artik söndü diyenler,
Yagma ile vurgun ile giyenler,
Memleketi soyup soyup yiyenler,
Yakindir yakindir sizden de çikar.

Ya kindir;
Ya piçaktir, ya kindir.
Hesabin sorulmasi
Fazla sürmez yakindir.

Çok usta yüzmekte etmiyor fayda,
Ne irmak geçenler boguldu çayda,
Çömlekte yilani oynatan gayda,
Dertli dertli çalan sazdan da çikar!

Çalinir;
Yoksa bile çalinir.
Istenirse o gayda,
Saz ile de çalinir.

Ârif yine yapamadi demeden,
Diyecegim o ki; bulur be eden.
Hindistan’da enson çikan su maden(!)
Bizden de bizden de bizden de çikar.

Ozan Arif

Çıkar…

Bu bir kaidedir izahı olmaz,
Gönülden çıkanlar, gözden de çıkar.
Sadece gönülle, göz ile kalmaz,
Hatırdan, sohbetten, sözden de çıkar.

Yıkanın;
Sevgi ile yıkanın.
Hatırını kim sayar,
Hatır gönül yıkanın.

Bakalım nelerden neler çıkacak!
Nedir yapan sizce mangalı sıcak?
Alevi gitmekle sönmez ki ocak,
Lâzım olan ısı közden de çıkar.

Ya nacak;
Ya baltadır, ya nacak.
O ocağa kıyanlar,
O ocakta yanacak.

O ocağa artık söndü diyenler,
Yağma ile vurgun ile giyenler,
Memleketi soyup soyup yiyenler,
Yakındır yakındır sizden de çıkar.

Ya kındır;
Ya pıçaktır, ya kındır.
Hesabın sorulması
Fazla sürmez yakındır.

Çok usta yüzmekte etmiyor fayda,
Ne ırmak geçenler boğuldu çayda,
Çömlekte yılanı oynatan gayda,
Dertli dertli çalan sazdan da çıkar!

Çalınır;
Yoksa bile çalınır.
İstenirse o gayda,
Saz ile de çalınır.

Ârif yine yapamadı demeden,
Diyeceğim o ki; bulur be eden.
Hindistan’da enson çıkan şu maden(! )
Bizden de bizden de bizden de çıkar.

Gün çıkar;
Gece biter, gün çıkar.
Mısır’dan, Hint’den çıkan,
Bizden de bir gün çıkar.

Ozan Arif

Çifte Bayram

Çok şükür Allah`ım ne mutlu bize!
Bugün Fetih Günü, bugün Kurultay…
Müjde yere, müjde göğe, denize,
Bugün Fetih Günü, bugün Kurultay…

Mazilerden koşuyoruz biz bu gün,
Atilere taşıyoruz biz bu gün,
çifte bayram yaşıyoruz biz bu gün,
Bugün Fetih Günü, bugün Kurultay…

Birisi tam beşyüz seneden önce,
Bugünkü köprüdür yarınki gence,
Rastlantı değil bu, bir rahmet bence,
Bugün Fetih Günü, bugün Kurultay…

Birisi Bizans`ı yıkış günümüz,
Hilal`i burçlara dikiş günümüz,
Birisi yarına bakış günümüz,
Bugün Fetih Günü, bugün Kurultay…

Bugüne, O günden geliyorum bak!
O ruhla urganda ölüyorum bak!
Bunca dert altında gülüyorum bak!
Bugün Fetih Günü, bugün Kurultay…

İkisi de ayın ruhun düğünü,
‘Ulubat`lı Hasan’; kapmıştı dünü,
Bugün ise ‘Necati Uygur’`un günü,
Bugün Fetih Günü, bugün Kurultay…

Arif der; birinde Bizans ağlıyor,
‘Fatih’`in ateşi küfrü dağlıyor,
Birinde ‘Başbuğ’`un seli çağlıyor,
Bugün Fetih Günü, bugün Kurultay…

Ozan Arif

Çok Gördük

Ugrasman alçaklar beyhude yere,
Iskence, zulümü, zami çok gördük.
Kolumuz alisti pasli zincire,
Mahpusu, zindani, dami çok gördük.

Asilsak korkmayiz, sürgün az gelir.
Zulümü gördükçe bize hiz gelir.
Aya sürün ulan, dünya viz gelir,
Fizani, Yemen’i, Sam’i çok gördük.

Biz medet ummayiz vicdani körden,
Isterse kaldiran olmasin yerden,
Mücevher de zaten düsmez degerden,
Çamuru, çoragi, kumu çok gördük.

Bak su boynuzluya artik sey oldu!
Dilim de dönmüyor bilmem ney oldu,
Dünkü pezevenkler simdi bey oldu,
Unvani, söhreti, nami çok gördük.

Ârifim zâlime zulümü kalmaz,
‘Tabutluk’ tan geldik bize dert olmaz,
Aci patlicani kiragi çalmaz,
Kederi, tasayi, gami çok gördük

Ozan Arif

Daha Dur

Daha duur… Daha dur, bu daha ne ki..!
Daha bu sevincin yarısı gardaş,
‘Başbuğ’ çıktı ama, bitti mi peki?
Bitmedi bayramın serisi gardaş.

‘Muhsin’ nasıl, ‘Yaşar’ nasıl şu anda?
Hepsinin de suçsuzluğu meydanda.
Daha hâlâ vatan diye zindanda
Yatan yiğitlere darısı gardaş.

Takvimlerin başka günü mü yoktu?
Sekiz veya on Nisan`ı bıraktı,
Dikkat et; tam ‘dokuz Nisan’`da çıkt.
Bu bence hikmetin birisi gardaş.

Bu günü bizlere gösteren Allah,
Daha neler gösterecek inşallah.
Aklımdan geçeni bilseniz aah… Ah!
Susacak küfrün borusu gardaş.

Ne dediysem çıktı, bu da bak çıkar.
Muhakkak… Muhakkak…Muhakkak çıkar.
Yumurtayı kırsan önce ak çıkar,
İçinde dir esas sarısı gardaş.

Dört sene, yedi ay, kolay mı bre..!
Unutursam Allah belâmı vere.
Bize hesap verecekler bir kere,
Bunların ölüsü-dirisi gardaş.

Ozan Arif; ‘Başbuğ’ keyfine baksın.
Ne üzülsün, ne de canını sıksın.
İçerdeki yiğitleri hep çıksın,
Ondan sonra kolay gerisi gardaş.

Ozan Arif

Demem

Başka şey anlamam, Allah var Allah…
Bilmeyene devlet başkanı demem.
Her şey kadir O, Ondan maazallah,
Yılmayana devlet başkanı demem.

Baş dediğin tanımalı uğruyu.
Tanımazsa tazeleriz ağrıyı,
Bir yanlış içinden bir tek doğruyu,
Bulmayana devlet başkanı demem.

Bir ülkenin kemiğini etini,
Rüşvet, yeyip oynatırken atını,
Devlet tarlasından ayrık otunu,
Yolmayana devlet başkanı demem.

Kavgam var hemşerim, kavgam zilletle…
Türk-İslam düşmanı cümle illetle,
Milletle ağlayıp, yine milletle,
Gülmeyene devlet başkanı demem.

Rakı masasından devlet idare
Ediler mi beyler, bu mudur töre?
İşretten kalkıpta hiç tefekküre,
Dalmayana devlet başkanı demem.

Öksüzün hakkını rakı mezesi,
Yapmanın, siz deyin nedir cezası?
Yaptığı her işte Allah rızası,
Olmayana devlet başkanı demem.

Hasbelkader bilmem ne olmuş diye,
Yaltaklık yapmam ben paşaya, beye.
Ömründe bir defa alnı secdeye,
Gelmeyene devlet başkanı demem.

Adaleti Ömer Radyallahıanh’dan
Mertliği Ali’den, ilmi Osman’dan,
Sadakati Bekir, feyzi Kur’an’dan,
Almayana devlet başkanı demem.

Ârif olan olmaz nefsin uşağı,
Harmana getirmez densiz başağı,
Türk-İslam aşkıyla baştan aşağı,
Dolmayana devlet başkanı demem.

Ozan Arif

Demir Kapılar

Ülkücüyüz dedik zindana dolduk,
Açıl artık açıl demir kapılar.
Allah`sız kanunun esiri olduk,
Açıl artık açıl demir kapılar.

Paslanmış zincirler salmaz kolumu,
Babam ölmüş, anam bekler yolumu,
Ülkücü şehitler büktü belimi,
Açıl artık açıl demir kapılar.

Arif`im yatmanın sırası değil,
Sebebim yüzümün karası değil,
Bozkurt`un mekânı burası değil,
Açıl artık açıl demir kapılar.

Ozan Arif

Derdim Var

Derinde dost derinde,
Derdim var, derdim benim
Dünyanın her yerinde,
Derdim var, derdim benim.

Şu dünyaya bak hele
Türk’e karşı el ele
Ta evvelden ezele
Derdim var, derdim benim.

Bak bugün Çeçenistan,
Destan yazıyor destan
Esir Doğu Türkistan
Derdim var, derdim benim.

Karabağ’ın karalar,
Bağladığı sıralar,
Bir beş değil yaralar
Derdim var, derdim benim.

Acı, ıszı keder gam
Dolu Batı Trakya’m
Ben nasıl dertsiz olam
Derdim var, derdim benim.

Kurtlar kuzu postunda,
Hepsi onun kastında,
Kıbrıs diken üstünde
Derdim var, derdim benim.

Kerkük, Musul yaddadır
Ateştedir oddadır
Kırım’ım feryattadır
Derdim var, derdim benim.

Bosna da ezan yaslı
Gelin, kız, kızan yaslı
Bu yüzden Ozan yaslı
Derdim var, derdim benim…

Ozan Arif

Dikkat Et

Zor günlerden geçiyorsun gayet zor,
Yılmamalı ülküdaşım dikkat et.
Gaflet ateş, gaflet alev, gaflet kor,
Dalmamalı ülküdaşım dikkat et.

Başbuğu yitirdik senin acını,
Ben de biliyorum; topla gücünü,
Salarsak olur mu ipin ucunu?
Salmamalı ülküdaşım dikkat et.

Acı büyük fakat ne yap yap dayan,
Dayan ki derdini olmasın duyan,
Bizim derdimizi bizden olmayan
Bilmemeli ülküdaşım dikkat et.

Sen de biliyorsun dost var düşman var,
Hatta dostumuzdan çoktur düşmanlar
Gülmek için fırsat kolluyor bunlar
Gülmemeli ülküdaşım dikkat et.

Bazı güçler var ki gülmek istiyor,
Senin birliğini delmek istiyor
Bizi parçalamak bölmek istiyor
Bölmemeli ülküdaşım dikkat et.

Bir de şu var Başbuğ’umu üzenler
Sağlığında aleyhinde gezenler,
Yokluğunda aramızda hemen yer
Bulmamalı ülküdaşım dikkat et.

Bu hareket; aklı eren hareket
Şehitler gaziler gören hareket,
İhanete prim veren hareket
Olmamalı ülküdaşım dikkat et.

İhanete prim verdiğin zaman,
Yaman yargılanır hareket yaman
İşte bu noktaya aman ha aman
Gelmemeli ülküdaşım dikkat et.

Arif der memleket perişan halda,
Ne sağda hayır var ne artık solda,
Umut sensin umut bu kervan yolda
Kalmamalı ülküdaşım dikkat et.

Ozan Arif

Dolandim Peşinden

Sen saldin gönlüme, sen bu sevdayi,
Dolandim pesinden Ülkü adli yar.
Bu sevda yüzünden koca dünyayi,
Dolandim pesinden Ülkü adli yar.

Düzen verip sazimdaki tellere,
Köyümden basladim düstüm yollara,
Yoldas oldum rüzgârlara, yellere,
Dolandim pesinden Ülkü adli yar.

Çikisim o çikis, bir laf var hani;
Araki bulasin, vay beni beni.
Kaza kaza, köy köy aziz vatani,
Dolandim pesinden Ülkü adli yar.

Zaman zaman küfür kesti yolumu,
Ensemde hissettim bazen ölümü,
Yine de yilmadim, Anadolu’mu,
Dolandim pesinden Ülkü adli yar.

Edirne’den, Kars’a, Izmir’dan Van’a,
Hudutlar dar geldi senin sevdana,
Avrupa’nin yolu göründü bana,
Dolandim pesinden Ülkü adli yar.

Bulgar’dan girerek Yugoslav üstü,
Ayagim nihayet Nemçe’ye basti,
Bagrima tarihten bir rüzgâr esti,
Dolandim pesinden Ülkü adli yar.

Nemçe’de mazinin içine düstüm,
Tam Üçyüz senelik yarayi destim,
Viyana’da Tuna ile dertlestim,
Dolandim pesinden Ülkü adli yar.

O dert ile Almanya’ya ulastim,
Almanya’yi karis karis dolastim,
Orada dar geldi disari tastim,
Dolandim pesinden Ülkü adli yar.

Ingiltere’ye de bu sevda saldi,
Hollanda, Belçika su yolum oldu,
Ne Fransa, ne de Isviçre kaldi,
Dolandim pesinden Ülkü adli yar.

Avrupa bitince yöre degisti,
Bulundugum yarim küre degisti,
Yollarim apayri kita’ya düstü,
Dolandim pesinden Ülkü adli yar.

Avustralya’da Melburne, Sidney,
O uykusuz geçen geceler hey…Hey,
Senin çilen bile ne güzel sey,
Dolandim pesinden Ülkü adli yar.

Avustralya’dan dönerken geri,
Malazya, Singapur denilen yeri,
Hongkong’u Taylant’i, Filipinleri,
Dolandim pesinden Ülkü adli yar.

Uzakdogu nerde, Kanada nerde!
Haa sahi oraya ugradim birde,
Toronto, Montreal adli sehirde,
Dolandim pesinden Ülkü adli yar.

Oradan da Amerika var dedim,
Newyork’ada bir seyahet eyledim.
Her nereye gitsem seni söyledim.
Dolandim pesinden Ülkü adli yar.

Daha henüz Afrika’ya varmadim,
Antartika birde Ay’a varmadim.
Daha baska ben nereye varmadim?
Dolandim pesinden Ülkü adli yar.

Dayanmadi yollar senin hastana,
Bir bir saysam sigdiramam destana,
Bu dünyayi çevirerek bostana,
Dolandim pesinden Ülkü adli yar
.
Ara Ârif, dagda tasta iz ara,
Sevdan beni götürecek mezara,
Yol bitmedi, ömrüm bitmek üzere,
Dolandim pesinden Ülkü adli yar.

Ozan Arif

Dua

Yerleri gökleri yaradan Allah,
Mal verme, mülk verme, han verme bana.
Dünyanin malina etmem eyvallah,
Ne söhret, ne rütbe, san verme bana.

Iman ver ki, nefsi vurup yikmali,
Bir yürek ver, kafesinden çikmali,
Ülkü diye alev alev akmali,
Damarlarinda donmus kan verme bana.

Ârif’in dilegi geç veya erken,
Söz verdim Onlara nefes alirken,
Ülkücü gardasim sehit olurken,
Yorganda çikacak can verme bana.

Ozan Arif

Düşman mısın Dünya?

Düşman mısın dünya bana düşman mı?
Şu bağrıma her saplanan ok senin.
Herkes böyle doğduğuna pişman mı?
Yoksa zulmün bana mıdır tek senin?

Dertlerini depo ettin içime,
Kırkta koydun yetmiş beşlik biçime,
Bak bu yaşta sakalıma saçıma
Tutam tutam erken düşen ak senin.

Çilenin, kederin, gamın yekünü,
Dağ gibi sineme salmış kökünü,
Bana mı güvendin bütün yükünü
Omuzumda taşıdığım yük senin.

Bu yüke gücümü yetiremedim,
Ağır geldi ağır götüremedim,
Uğraştım uğraştım bitiremedim,
Zalimlerin mazlumundan çok senin.

Allah’tan korkmadan göz göre göre,
Vatansız dedirttin vatanpervere,
Olur mu dünya be! Olur mu bre?
İşte buyur marifetin bak senin.

Hep beni mi ısıracak dişlerin,
Hep bana mı çatılacak kaşların,
Haksız haksız yanlış yanlış işlerin,
Etti artık bu canıma tak senin.

Dar ettin kendini sen ARİF’e dar,
Zayıfa düşmansın kuvvetliye yar,
Külahıma desin kim diyorsa var
Yok be dünya adaletin yok senin.

Ozan Arif

Düşünün…!

Hakimler…Savcılar…Dinleyin hele,
Derini düşünün…Haktan şaşmayın..!
Uğraşmayın sizden yüksek dağlarla,
Karını düşünün…Haktan şaşmayın..!

Aslanı mahkeme edemez tilki,
Sözlerim sizlere ters gelir belki,
Bütün ülkücüler mahkûm değil ki (…),
Hürünü düşünün…Haktan şaşmayın..!

Aklına gitmeyin üç-beş delinin,
O Saltık denilen Moskof dölünün.
Bir milyon rey veren M.H.P’linin,
Birini düşünün…Haktan şaşmayın..!

Vural Özenirler…Soyer…Kayacan,
Sizi kurtaramaz o Saltık amcan,
Hamama girerken duyun heyecan,
Terini düşünün…Haktan şaşmayın..!

Bildiğiniz gibi yazın ve çizin,
İpliği pazara çıktı bu bezin
‘Ya sabır…’ çekmekten yorulan dizin,
Ferini düşünün…Haktan şaşmayın..!

Anlamak zor değil sabrın sonunu,
Milletin bu kadar sıkman canını,
Kadehe koyarken Bozkurt kanını,
İrini düşünün…Haktan şaşmayın..!

Mahkeme deyilse şartlanmış yönde,
Neden yapılmıyor millet önünde..?
Bu alçak yargının Türk tarihinde,
Kirini düşünün…Haktan şaşmayın..!

İki gün mahkeme, üç gün teklemen,
Yalanın üstüne yalan eklemen,
Hukuku katledip, hayır beklemen,
Şerini düşünün…Haktan şaşmayın..!

Rütbeye güvenip yapmayın talan,
Rütbe babanızın malı mı ulan..?
Rüzgârı ekerken çıkacak olan,
Ürünü düşünün…Haktan şaşmayın..!

Mahkeme politik…Hukuksa süsü,
Bugün belki hoştur davulun sesi,
Demedi demeyin; benden demesi,
Yarını düşünün…Haktan şaşmayın..!

Sanmayın zulmünüz size kalacak,
Masum kan ağlarken hain gülecek,
Sizden yedi göbek sonra gelecek,
Torunu düşünün…Haktan şaşmayın..!

Sabrımız bitip de gelince aşka,
Ârif der; kadınız ben olsam keşke,
Darağacı değil..! Daha bir başka,
Türünü düşünün…Haktan şaşmayın..!

Ozan Arif

Düzelmez

Kör olan vicdanlar bakın da görün
Bakmayınca bu memleket düzelmez!
Şu çıban yarılıp içinden irin;
Akmayınca bu memleket düzelmez!

Kapanmalı bu milletin yarası
Ne kavganın,ne döğüşün sırası,
Evde huzur,yurtta dirlik çırası,
Yakmayınca bu memleket düzelmez!

Olmamalı Türk’ün Türk’ten şüphesi
Yol olmalı aşk dağının tepesi
Her kulağa birer sevgi küpesi
Takmayınca bu memleket düzelmez!

Beşeriyet kanununun çatlağı
Yurdu yaptı vurguncunun otlağı
Yetimin hakkını yiyen gırtlağı
Sıkmayınça bu memleket düzelmez!
Vallahi susamış arıyor vatan,
Yeni bur kumandan,yepyeni bir han;
Ben diyeyim Fatih,sen de Alparslan,
Çıkyanıca bu memleket düzelmez!

Koy desinler falan fikrin ozanı
Ozan Arif sen bırakma ezanı
Bismillah deyip de köhne düzeni
Yıkmayınca bu memleket düzelmez!

Ozan Arif

Emrindeyiz

Vatanın, milletin sahibi biziz.
Başbuğ`um emrinde, emrindeyiz biz.
Bu yolda bir ölür bin diriliriz.
Başbuğ`um emrinde, emrindeyiz biz.

Dinin ve devletin bekâsı için,
İslâmın mubarek gazâsı için,
Cenab-ı Allah`ın rızâsı için,
Başbuğ`um emrinde, emrindeyiz biz.

Bu yol ki, hayatı bu yolda bulduk,
Bu şuur, bu azmi biz senden aldık.
Tek kafa, tek yürek, tek bilek olduk.
Başbuğ`um emrinde, emrindeyiz biz.

Köy, şehir, kasaba, milli iradem,
Antepli şahin`im, Maraş`lı edem,
Yediden yetmişe gardaşım, dedem,
Başbuğ`um emrinde, emrindeyiz biz.

Başbuğ`um olmasan her şey bitmişti.
Türkiye komünist olup gitmişti.
Sen sağ ol sayende gençlik yetişti.
Başbuğ`um emrinde, emrindeyiz biz.

Bu kervan gidecek ürsün köpekler.
Analar, babalar, doğan bebekler,
Bozkurtlar hep senden işaret bekler.
Başbuğ`um emrinde, emrindeyiz biz.

Korkaklar gelmesin, geriye dönsün.
Dışarı çıkmasın evinde sinsin,
Dün sendin, bugün de liderim sensin.
Başbuğ`um emrinde, emrindeyiz biz.

Sen emret her engel az gelir bize,
Aşılmaz dağ olsa düz gelir bize,
Zindanmış urganmış vız gelir bize,
Başbuğ`um emrinde, emrindeyiz biz.

Sabrımız memleket için biline,
Dileriz akıllar başa alına,
Bir değil bin Arif feda yoluna,
Başbuğ`um emrinde, emrindeyiz biz.

Ozan Arif

Ey Türk Genci

Ey Türk Genci! Bir yanın alp,
Diğer yanın eren olsun.
Sen sen ol da kalp kırma kalp
Sevgi mumun çıran olsun.

Olur isen bir alperen,
Tam Müslüman Türkler gören
Hayatına şekil veren;
Dinin ile tören olsun.

Para, mal mülk, makam yetki,
Etmemeli sana etki
İmanını sağlam tut ki:
Küfür batsın viran olsun.

Zorun zulmün hiç bir türü,
Döndürmesin seni geri,
Hak bildiğin yolda yürü
İsterse kar boran olsun.

Delikanlım! Cehle inat,
Sen gel seni bilgi donat,
İlim, irfan kültür sanat
Sana dost ve yaran olsun.

Sev barışı, sev dirliği,
Aşk bil vatanperverliği,
Hayalinde Türk birliği,
Gönlünde hep Turan olsun.

Uyar isen eğer uyar,
Arif’in bir öğüdü var
Bir elinde bilgisayar
Bir elnde Kuran olsun.

Ozan Arif

Feleğin Çarkı

Tersine döner mi Mevla’nın işi?
Ters dönen feleğin çarkı değil mi?
İtibar görüyor namussuz kişi
Kırdığı geçse de kırkı değil mi?

Nice iyi önceleri dövülmüş
Mansur gibi sonra tutmuş sevilmiş
Doğru diyen dokuz köyden kovulmuş
Bu zaten çok eski türkü değil mi?

Bilmem ki bu böyle ne kadar gider
Herkes ettiğini sonunda öder
Eşek de kendini aslan zanneder
Sırtına geçirse kürkü değil mi?

Utan ulan kara bahtımız utan
Helerin eline kaldı bu vatan
Çakal hür, arslanı kafeste uttan
Arslandan duyulan korku değil mi?

Arif sen hiç sorma hak hukuk nerde
Çakalın hükümran olduğu yerde
Elbette arslanı korlar içerde
Bu bile arslanın farkı değil mi?

Ozan Arif

Geçmem Davamdan

Benim davam açık Allah davası
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.
İlay-ı Kelimetullah davası
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Dedem Saltuk Buğra Han’dan bu yana,
Türk-İslam ülküsü demişim ona,
O yüzden ülkücü denilmiş bana
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Bu dava vatandır, dindir, millettir,
Bu dava devlet-i ebet müddettir,
Bendeki sevdası ilelebettir
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Ben hemşehrim eksik olabilirim,
Bazısına ters de gelebilirim,
Amma davam için ölebilirim
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Ha ölebilirim dediysem bakın,
Siz beni ölmedi sanmayın sakın,
Şehit verdim şehit beş bine yakın
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Hareket olarak verdiğim bunlar,
Ya daha önceki şehit olanlar,
Düşünmeli hazır vatan bulanlar
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Ama geçen varmış varsa yazıktır,
Gaflettense döner; zaten eziktir
Gafletten değilse kanı bozuktur
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Kan bozuk olmazsa mazi satılmaz,
Takım tutar gibi dava tutulmaz,
Moda da değildir her yıl atılmaz
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Bu Ozan Arif’i bey yapsanız bey
Diyecektir size ‘Bu beylik de ney? ’
Davama kölelik daha güzel şey
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Ozan Arif

Geçti Bu Ömrüm

Yaşım otuz, kırk oldu ahâ,
Yorula, yorula geçti bu ömrüm.
Ölüp, ölüp yeni baştanbir daha
Dirile, dirile geçti bu ömrüm.

Gidemedim şu feleğin suyuna,
Felek beni hep getirdi oyuna,
Kriş yaptı çilesinin yayına,
Gerile gerile geçti bu ömrüm.

Hiç bakmadım zalimlerin çapına
Kafa tuttum, karşı koydu topuna,
Yanlız hahikatın, hakkın ipine,
Sarıla sarıla geçti bu ömrüm.

Ve lakin hor gördü hayat beni hor,
Zor imiş hayatta eğilmemek zor,
Eğilmedim amma sen gel bana sor,
Kırıla, kırıla geçti bu ömrüm.

Millet dedim anlamadı derdimden,
Devlet dedim, kuyu kazdı ardımdan,
En sonunda en sevdiğim yurdumdan,
Sürüle, sürüle geçti bu ömrüm.

Senelerdir vatanımdan ırağım,
Ne mekanım belli, ne durağım,
Yâd ellerde parça, parça yüreğim,
Yarıla yarıla geçti bu ömrüm.

Arif derki; eremedim ahtıma,
Veda etmek üzere gemi rıhtıma,
Ele değil ele kara bahtıma
Darıla darıla geçti bu ömrüm.

Ozan Arif

Gönül

Yeter, yeter gönül yeter, senden çektigim.
Avuca sigmadin, ele sigmadin,
Ömür boyu gözlerimden döktügüm,
Yagmura sigmadin, sele sigmadin.

Gönül seninle gitmek zor ismis,
Seni adim, adim gütmek zor ismis,
Seninle yolculuk etmek zor ismis,
Daglara, taslara, yola sigmadin.

Sen yoldas degil de esir aradin,
Esirin de oldum kusur aradin,
Emellerin için asir aradin,
Mevsime sigmadin, yila sigmadin.

Sen bitmedin ben artik bittim,
Sazimla beraber pesinden gittim,
Onuda derdine âmade ettim,
Perdeye sigmadin, tele sigmadin.

Hizmet ettim sana hizmet herseyle,
Sonunda gocattin ARIF’i böyle
Destan mi yazmadim siir mi söyle
Kaleme sigmadin, dile sigmadin.

Ozan Arif

Gurbet

Ne kadar anlatsam tükenmez, bitmez
Bu benim bağrımda yatan hasreti
Anlatmaya zaten takatim yetmez
On yıldır yakamdan tutan hasreti

Pençesi bagrımda dişi derinde
Söküp atar mıyım günün birinde?
Gurbetin upuzun gecelerinde
Beni yudum yudum yutan hasreti

Arif bu hasretin yoktur ilacı
Ana, baba, kardeş, bir yanda bacı
Birinin hasreti birinden acı
Amma en acısı vatan hasreti

Ozan Arif

Gurbet Akşamları

Hiç istemem yine gelir,
Çatar gurbet akşamları
Yüreğime hançer olur,
Batar gurbet akşamları.

Öldürecek beni dertler,
Bende geçti bini dertler,
Dertlerime yeni dertler
Katar gurbet akşamları.

Bilmiyorum dertten gamdan,
Zevk mi alır intikamdan?
Kanlım gibi şu yakamdan,
Tutar gurbet akşamları

Şimdi akşam bak şu anda,
Zindandayım ben zindanda,
Zindan ne ki zindandan da
Beter gurbet akşamları

Acılara beler beni,
Kesip doğrar diler beni,
Parça parça böler beni,
Yutar gurbet akşamları.

Memleketim ilim obam,
Kavim, gardaş, dost, akrabam,
Gözlerimde anam, babam,
Tüter gurbet akşamları.

Kadir Mevla’m yardım etsin
Ozan Arif yurda gitsin
Bitsin artık bitsin bitsin…
Yeter gurbet akşamları.

Ozan Arif

Gurbet Bayramları

Bu kaçıncı bayram vatandan uzak,
Saya saya usandım ben bıktım ben.
Umutlar karlı dağ hayaller kızak
Kaya kaya usandım ben bıktım ben.

Hayal meyal köyüm gelir gözüme,
Mübarek gün ateş düzer özüme,
Dertlerimi dert ortağı sazıma
Diye diye usandım ben bıktım ben.

Bayramlarda seni aziz vatanım,
Daha başka türlü arzular canım,
Heyhat…Hasret benim bayram mintanım
Giye giye usandım ben bıktım ben.

Çaresizlik kement, geçer boynuma,
Ayrılık balyozla vurur beynime,
Boyun büküp ellerimi koynuma
Koya koya usandım ben bıktım ben.

Gurbet beni toprağıyla taşıyla,
İyi tanır iyi her karışıyla,
Yollarını gözlerimin yaşıyla
Oya oya usandım ben bıktım ben.

Her bayram her bayram ‘Allah-u Ekber ’
Kulaklarım ezan sesini bekler,
Lakin çan sesinde acı gerçekler
Duya duya usandım ben bıktım ben.

İşte o gerçekler biner sırtına,
ARİF’in içinde kopar fırtına
Elin vatanında elin şartına
Uya uya usandım ben bıktım ben.

Ozan Arif

Gurbette Ölürsem

Gurbette ölürsem mezar taşıma,
Ne gün gördü ne de güldü yazsınlar.
Uğrayan olursa okur başıma,
Bu dünyayı zindan bildi yazsınlar.

Sürgün oldu vatanından, yurdundan,
Ayrılmadı sevdiğinin ardından,
Ülkü adlı bir güzelin derdinden,
Sarardı, kurudu, soldu yazsınlar.

Haykırdı canını taktı dişine,
Haykırdıkça bela düştü peşine,
Ne geldiyse bu dünyada başına,
Dilinin yüzünden geldi yazsınlar.

Bazen kaderine küstü olmadı,
Söyledi olmadı, sustu olamdı,
O herkese dostdu, dostu olmadı,
Çoğunu defterden sildi yazsınlar.

Şu hasret denilen öcüden ayrı,
Bir gün geçmedi acıdan ayrı,
Ana, baba, gardaş, bacıdan ayrı,
Hergün iki gözü seldi yazsınlar.

Gurbeti alnında yazı bilirdi,
Hasreti devasız sızı bilirdi,
Sırrını en iyi sazı bilirdi,
Dert ortağı altı teldi yazsınlar.

Bu kendi dilinden kendi târifi,
Esirgemen bir Yasin-i şerif`i,
Vatan hasretiyle Ozan Arif`i
İki gözü açık öldü yazsınlar.

Ozan Arif

Güle Güle

Madem artık gidiyorsun,
Güle güle git gardaşım.
Yolun izin açık olsun,
Güle güle git gardaşım.

Bunca yıldır aktı terin,
Var mı söyle sağlam yerin,
Yeter burda çektiklerin,
Güle güle git gardaşım.

Bu gurbetin düşü bitmez,
Burada gözyaşı bitmez,
Elalemin işi bitmez,
Güle güle git gardaşım.

Çocukların seni saysın,
Ele değil bize uysun,
Çan yerine ezan duysun,
Güle güle git gardaşım.

Et hakkını helâl bana,
Helâl olsun benden yana,
Selâm söyle can vatana,
Güle güle git gardaşım.

Arif derki; ilelebed,
Yaşanılmaz burda elbet.
Bana kalsın zalim gurbet,
Güle güle git gardaşım.

Ozan Arif

Hayal Ederek

Tarifi imkânsız hisler içinde
Seviniyor, coşuyorum şu anda
Turan görünüyor sisler içinde
Yollarına düşüyorum şu anda

Niyet ettim daha yola girmeden
Geçilir mi Nahçivan’ı görmeden
Nahçivan’da bir çay içip durmadan
Bakü’deyim şaşıyorum şu anda

Bakü’de düğümü çözer gibiyim
Sanki İstanbul’da gezer gibiyim
Bakü’yü okşayan Hazar gibiyim
Kabarıyor, şişiyorum şu anda

Can Azerbaycan’da kabaran yürek
Durmaz artık yolcu yolunda gerek
Ver elini Türkmenistan diyerek
Askabat’ı aşıyorum şu anda

Aşkabat’tan çıkıp Taşkent yoluna
Semerkant, Buhara, Özbek eline
Amu-Derya olup Aral gölüne
Dolup, dolup taşıyorum şu anda

Ben tasarken Tacikistan susuyor
Biskek’e varmasam Kırgız küsüyor
Tanrı Dağları’ndan rüzgar esiyor
Tatlı tatlı üşüyorum şu anda

Üşüsem de gidiyorum öteye
Kazakistan yani Alma-Ata’ya
Mazideki gibi binip bir tay’a
Yesi’deyim koşuyorum şu anda

Çünkü Yesi bir mübarek kucaktır
Ana kucağından daha sıcaktır
Ahmet Yesevi’ye ait ocaktır
O Ocakta pişiyorum şu anda

Horasan’ın erleri de pişmişler
Anadolu Rumeli’ye düşmüşler
Onlar bir ışık, bir güneşmişler
Nurlarında ışıyorum şu anda

Nurlarında ışıyorken iste tam
Gam bürüyor yüreğimi yine gam
Doğu Türkistan’ım, Bati Trakya’m
Yaranızı deşiyorum şu anda

Mezar eşmek korkutmuyor beni pek
Ne mezarlar eştim bugünlere dek
Kırım’a, Musul’a, Kerkük’e tek tek
Ay Yıldızı döşüyorum şu anda

Ay Yıldız, örtüsü Kızıl Elma’nın
Arif doruğunda murat almanın
Ülkücü olmanın Bozkurt olmanın
Gururunu yaşıyorum şu anda

Ozan Arif

Haydi Yetiş Ahali

Haydi yetiş ahâli! ..
Her bir şey bol bol satılık.
Arıların ilk yılı,
Petek petek bal satılık.

Burası Anavatan,
Ne sıkıl, ne de utan,
Batan gemiden batan,
Binbir çeşit mal satılık.

Seyisi yıldırdılar,
Defterden sildirdiler,
Beygiri öldürdüler,
Mıhı ile nal satılık.

Sanmayın sakın yalan,
Hadi gel… çiftlik filan,
Devlete ait olan,
Ağaç satılık, dal satılık.

Köşeleri tuttular,
Yaladılar, yuttular,
çeşmeyi kuruttular.
şimdi ise göl satılık.

Fakir isen kız, köpür,
Zengine şapır-şupur!
Denizde gemi, vapur,
Zapsuyu`nda sal satılık.

Yoktur millet faktörü,
Bu sebepten ötürü,
Bu bir zengin sektörü,
Paraya kaval satılık.

Paran yok mu uzaklaş.
Paran varsa gel yanaş.
Köprü bitti vatandaş,
Artık baraj, yol satılık.

Arif; varken bey, paşa,
çeneni yorma boşa,
Parasız vatandaşa,
Rüzgâr ile yel satılık.

Ozan Arif

Hazır Ol

Vatanın sahibi var demek lâzım,
Haydi kalk… Hazır ol ülküdaş haydi…
Bu kahpe gidişe dur demek lazım
Haydi kalk… Hazır ol ülküdaş haydi…
Haydi, haydi, haydi, Allah aşkına,
Hainler, zalimler dönsün şaşkına.

Bir, iki, üç diye sayıpta yürü,
Kelleni bu yola koyupta yürü,
Ya Allah bismillah deyipte yürü,
Haydi kalk… Hazır ol ülküdaş haydi…
Haydi, haydi, haydi, Allah aşkına,
Hainler, zalimler dönsün şaşkına.

Bir yanda baksana; sefil yatana,
Bir yanda baksana; yutan yutana,
Vatnı, milleti satan satana,
Haydi kalk… Hazır ol ülküdaş haydi…
Haydi, haydi, haydi, Allah aşkına,
Hainler, zalimler dönsün şaşkına.

Kastedip vatanın büyüklüğüne,
Komünist köpekler kudurdu yine,
Yine bak iş düştü senin üstüne,
Haydi kalk… Hazır ol ülküdaş haydi…
Haydi, haydi, haydi, Allah aşkına,
Hainler, zalimler dönsün şaşkına.

Memleket inliyor ‘gel beni kurtar’
Bu kantar, bu yükü, ne kadar tartar?
Sabırsa, bu kadar yeter de artar.
Haydi kalk… Hazır ol ülküdaş haydi…
Haydi, haydi, haydi, Allah aşkına,
Hainler, zalimler dönsün şaşkına.

Vatanın bilimum gözü yaşlısı,
Delisi, dolusu, ağır başlısı,
Sağduyu sahibi genci, yaşlısı,
Haydi kalk… Hazır ol ülküdaş haydi…
Haydi, haydi, haydi, Allah aşkına,
Hainler, zalimler dönsün şaşkına.

Haydi ki hainden hesap sorasın,
Zalimin dersini çabuk veresin,
Alçaklar kaçacak delik arasın,
Haydi kalk… Hazır ol ülküdaş haydi…
Haydi, haydi, haydi, Allah aşkına,
Hainler, zalimler dönsün şaşkına.

Devletin bekası, varlığı için,
Milletin huzuru, dirliği için,
İslâm`ın, Türklüğün birliği için.
Haydi kalk… Hazır ol ülküdaş haydi…
Haydi, haydi, haydi, Allah aşkına,
Hainler, zalimler dönsün şaşkına.

Arif`e kalırsa sürebilirde,
O saat, o dakka girebilirde,
Başbuğ`um son emri verebilirde,
Haydi kalk… Hazır ol ülküdaş haydi…
Haydi, haydi, haydi, Allah aşkına,
Hainler, zalimler dönsün şaşkına.

Ozan Arif

Hep Böyle Gitmez

Hep böyle gıtmezki, talihin bize,
Güldüğü zaman da gelecek duur…dur.
İmanın önünde küfürün dize,
Geldiği zaman da gelecek duur…dur.

Öyle bir geldiki, Eylül-ü Seksen,
Ne Ebucehil’i, ne put’u noksan.
Ne olursa olsun yer ile yeksan.
Olduğu zaman da gelecek duur…dur.

Gelecek vallahi, gelecek bakın,
Sıkın dişinizi az daha sıkın,
Bu zulüm hiç ölmez sanmayın sakın,
Öldüğü zaman da gelecek duur…dur.

Yanlış oldu yanlış, tabir-i ölüm.
Ölmeyecek, geberecek bu zulüm.
Bugün bilmese de haddini zalim,
Bildiği zaman da gelecek duur…dur.

Çekilen bu çile, acı ve sızı,
Verilen kavganın biberi, tuzu.
Haklının muhakkak haksızla kozu,
Böldüğü zaman da gelecek duur…dur.

Ben dur desem bile, bende ki hınça,
Millet kalkışacak bunları linçe.
Her zalimin gırtlağında bir pençe,
Bulduğu zaman da gelecek duur…dur.

Boşuna mı çektik tasayı, yası?
Sonra çıkar sonra sabrın faydası!
Bu Ozan Ârif’in zafer gaydası,
Çaldığı zaman da gelecek duur…dur

Ozan Arif

Her Gelen Böyle Dedi

Türkiye`den gelen birine sordum,
Sordum ya elsürme yarama dedi.
Kim ne derse desin, her şeyi gördüm,
Dokunma orama burama dedi.

Dedim, gardaş neden? Dedi ki dinle!
Sebep arıyorsan, sebebi tonla.
Tek tek söyliyeyim ârifsen anla!
Yurdun hali dönmüş drama dedi.

Gümrükçü istedi, avanta haydi!
Nerde ise beni don gömlek koydu.
Yollarda trafik polisi soydu,
Zor attım kendimi yöreme dedi.

Ne ise bunları kenara bırak.
Zenginin sofrası baklava, börek,
Fakirin evinde tamtakır terek,
Karnında bir lokma arama dedi.

Parası olanın işi yolunda,
Vitrin vitrin gezer karı kolunda,
Köylünün mahslü şişmiş elinde,
Kâr kalmış çektiği cereme dedi.

İşçinin evinde bir dirhem et yok,
Bebeği ağlıyor, anada süt yok,
İşinde güven yok, yuvada tat yok,
Düşünmekten düşmüş vereme dedi.

Dedim daha varmı? Dedi ki bitmez.
Piyasa bir alem, gün günü tutmaz.
Bir günde bir eve on ekmek yetmez,
Ekmek inmiş üçyüz gırama dedi.

Her sabah onbinle çarşıya çıktım,
Akşama beş kuruş kalmamış baktım,
Aldığım bir şey yok, nerede bıraktım.
Ne oldu bilemedim parama dedi.

Resmi dairelik bir işin çıksa,
Boyun kıravatsız, ayak çarıksa,
Hele de askerden ahbabın yoksa,
Kimse bakmaz derde, merama dedi.

Dedim ki; anarşi..! Dedi; eh bitmiş..!
Velâkin sefalet yerini tutmuş.
Sırtımdaki hançer, karnıma batmış.
Böyle mi bakılır çareme dedi.

Köşeleri meyhaneler bürümüş,
Küfür çiçek açmış, iman çürümüş,
Şehirlerde fuhuş almış yürümüş,
Bunlar hep yokluktan türeme dedi.

Türkiye müslüman, birisi sorsa!
En baştaki adam orucu yerse(!)
Bu millet de onu ekranda görse;
Kim uyar dinime, töreme dedi.

Ah… Ulan ah dedi, şu felek yok mu!
Milliyetçi hapis, bu şimdi hak mı?
Dedim; hukuk varmış..! Dedi hukuk mu..!
Vatan hainleri hür ama dedi.

Dedim ki; anlatma kalmadı neşem.
Dedi; Arif gardaş nasıl konuşam?
Giden ağam dedik, gelene paşam,
Bizde de kabahat var ama dedi.

Ozan Arif

Herkes Bilmeli

Ben ülkücü doğdum bu yoldan asla
Sapmadım sapmam da mümkün değildir.
Makasla kestiler beni makasla
Kopmadım kopmam da mümkün değildir.

Başımı koyduğum mübarek yola
‘Ters düştü’ diyormuş bir kaç budala
Yaydıkları gibi paraya pula
Tapmadım tapmam da mümkün değildir.

İhtirasım olsa mal mülk nevale,
Ben de alkış tutup şimdi şu hale
Ya makam kapardım ya da ihale
Kapmadım kapmadım da mümkün değildir.

Küresellik, globallik, tombulluk
Her şeye he demem yok öyle bolluk
Allah varken Allah, kuluna kulluk
Yapmadım yapmam da mümkün değildir.

Bu Arif’i herkes iyi bilmeli,
Ne şimdi ne sonra ne de evveli
Ben Türkeş’ten başka bir lider eli
Öpmedim öpmem de mümkün değildir.

Ozan Arif

Hüseyin’in Ağıtı

-Mamak Zindanlarında Sabah namazını eda ederken kafasına dipçikle vurularak şehit edilen Hüseyin Kurumahmutoğlu’nun aziz hatırasına-

İzimiz olacak hep onun izi,
Ne desem nafile bu imiş yazı
Bu dünyada yarım kalan namazı
Cennet-i Ala ‘da kıldı Hüseyin
Muradı Firdevs’te aldı Hüseyin.

Hak yolda yürüdü Hak yolda gitti
Hak yolda bir ömür böylece bitti.
Çiçeği burnunda babayiğitti
Ülkü bahçesinde güldü Hüseyin
Soldu Ülküdaşım soldu Hüseyin.

Hüseyin’de ne can ne nefes kaldı
Geriye bir ülkü bir heves kaldı.
Bir kanlı seccade bir de fes kaldı
Arif’i acıya saldı Hüseyin.
Öldü Ülküdaşım öldü Hüseyin.

Ozan Arif

Hüseyinler Ölmez

-Mamak Zindanlarında namaz kılarken şehit edilen Hüseyin Kurumahmutoğlu’nun ardından-

Nasıl öldü dedim nasıl ben ona
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.
Öldü denilmezmiş şehit olana
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.

Onlar yaşar amma zordur görmesi,
O kanlı seccade, o kanlı fesi,
İşte işareti işte belgesi
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.

Esas ölü onun kanına giren,
Kıldığı namazı ona çok gören,
Esas ölü onlar onlar geberen
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.

Ve siz.Ey vicdanı katı olanalar,
Vatanın kan emen biti olanlar
Her devrin köpeği iti olanlar
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.

Ozan Arif

İbret Destanı

Kudurdu kızıl Bulgar, yakamızda elleri,
Balkanlarda Türklüğü yok etmek emelleri,
Cümle cihan bilir ki, bunlar Moskof döller
Bulgar bu cesareti, Rus`tan alıyor Rus`tan.
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Türk yaşayan köyleri tanklar ile bastılar.
Kim karşı koydu ise ağaçlara astılar.
Çoluk-çocuk demeyip kadınları kestiler.
Türk kanıdır Bulgarın içtiği şimdi tastan.
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Bir ‘Mestan’ tanımıştım soyadı ‘Cefakârdı’,
‘Şumnu’`dan mektup yazar, bazen beni arardı,
Ecdadından yadigâr sadece adı vardı,
Onu da aldı Bulgar, ne yapsın şimdi Mestan?
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Ezan ile verilen Ahmet, Mehmet söküldü,
Hasan, Ömer yok artık, Bulgar adı takıldı,
Yetim kaldı ezanlar, minareler yıkıldı,
Camilerin yerine, bostan ektiler bostan.
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Bağır gardaşım bağır, sen olsun durma bağır!
Dert Müslüman Türk`ündür, hür dünya ondan sağır.
Ne demişler, taş bile düştüğü yerde ağır.
Onun için bağır sen, haykır en yüksek sesten.
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Hür dünya elbet duymaz, imdat diyen yar bizim.
Tecavüze uğrayan, namus bizim, ar bizim.
Fakat olsun gardaşım, Allah`ımız var bizim.
Biz onunla kurtulduk, her tasadan, her yastan.
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Nerede Vietnam`a ağıt yazan solcular,
Moskova borazanı öttüren yalancılar,
Müslüman Türk`ün şimdi Balkandaki sancılar,
Konuşsa ya birisi, susuyorlar mahsustan.
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Şu Köln’ün radyosundan konuştu itin biri!
İsmini demiyeyim ağzıma değer kiri,
Gitmiş, gezmiş Bulgar`da, katliam yokmuş heri..!
Bunlar böyle alçaktır, saptırırlar hep kasten.
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Ey… Aziz Türk milleti, sahip ol birliğine,
Müslüman Türk`ün dostu, Müslüman Türk`tür yine.
Bu gerçeği görürsün, bakarsan tarihine.
Çoğu Türk olduğundan, bak yanlız Afganistan,
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Kınamakla iş bitmez, dinle beni Ankara…
‘Yurta sulh, cihanda sulh’ unut gitsin bir ara,
Başka türlü imkânsız, deva bulmaz bu yara,
Halifenin kılıncı kurtulsun artık pastan.
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Ey gözleri kör olmuş, vicdanı nasır dünya,
Yontma Taş devri değil, yirminci asır dünya,
Yamyam bile hür bugün, Türk neden esir dünya?
Ozan Arif; dünyaya ibret olsun bu destan.
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Ozan Arif

İhtar

Ulan Bulgar… Ulan domuz çobanı!
Seninle belaya kalır bu millet.
Seni bırak, senin babanı,
Senin ciğerini bilir bu millet.

İyi dinle şimdi kulak ver bana,
Bre köpek, bir ihtardır bu sana,
Rahat dur da, benzetmeyek Yunan`a,
Her derde bir çare bulur bu millet.

Köpek demem hiç gitmesin ağrına,
Süngü değil, top dayasan bağrına,
Gerekirse din-i İslâm uğruna,
Gözünü kırpmadan ölür bu millet.

Bulgarlaşma-mulgarlaşma tutturdun,
Çoluğa-çocuğa zulüm ettirdin,
Son günlerde tepesini attırdın,
Boşa mı burnundan solur bu millet.

Türk kızarsa bilmen lâzım gücünü,
Parçalar tahtını, kırar tacını,
Sende koymaz gardaşının öcünü,
Eninde-sonunda alır bu millet.

Arif der ki anlatması zor değil,
Beyinsizsin ama, gözün kör değil,
Aç tarihi gelmediği yer değil,
Vallahi Sofya`ya gelir bu millet.

Ozan Arif

İktidara Gelelim Bak

Neler olur neler neler,
İktidara gelelim bak.
Memleketin yüzü güler,
İktidara gelelim bak.

Keyfi emir buyurmak yok,
Zengin-fakir ayırmak yok,
Rüşvet, torpil, kayırmak yok
İktidara gelelim bak.

Hemi garbı, hemi şarkı
Bir tutacak devlet çarkı,
Olmayacak hizmet farkı
İktidara gelelim bak.

Milli gelir köşe bucak,
Adaletli dağılacak,
Soygun vurgun boğulacak
İktidara gelelim bak.

Siyonistlik, komünistlik,
Bölücülük teröristlik,
Kazınacak bütün pislik
İktidara gelelim bak.

Arifleri yoracağız
Yaraları saracağız,
Çağa mühür vuracağız
İktidara gelelim bak.

Ozan Arif

İŞ İŞten Geçer

İbret al gardaşım az kulak ver de
Ar’ım dersin amma iş işten geçer.
Kızıl afat girer ise bu yurda
Zorum dersin amma iş işten geçer

Üzülerek söylüyorum saz ile,
Bu sözlerim kafanıza yazıla,
Mavi,yeşil,beyaz döner kızıla,
Sarım dersin amma iş işten geçer.

Tarlana tohumu mecbur ekersin
Ak alnından emek teri dökersin
Hasatı el yapar boynun bükersin
Darım dersin amma iş işten geçer.

Dersin ki benim de bir törem vardı
Davul zurnam ile kanım kaynardı
Erzurum’da dadaşlarım oynardı
Bar’ım dersin amma iş işten geçer.

Varlığını göster gardaşım önce
Destek ol hemşehrim ülkücü gence
Kızıl balyoz kuş beynine inince
Varım dersin amma iş işten geçer.

Arifim sözümü yayın bucağa
İnciri dikerler senin ocağa
Her gece verirler başka kucağa
Karım dersin amma iş işten geçer.

Ozan Arif

Kan Akmaya Başladı

Ben bu vatan, ben bu yurdum hemserim,
Özlerimden kan akmaya basladi.
Sebep sorma, yra bere her yerim,
Dizlerimden kan akmaya basladi.

Hasret kaldim sevgi dolu çaglara,
Gül yetisen bülbül öten baglara.
Kar yerine kin yaginca daglara,
Buzlarimdan kan akmaya basladi.

Hazan geldi bunca genci götürdü,
Kis bagrima mezar oldu oturdu,
Ilkbaharda bostan bomba bitirdi,
Yazlarimdan kan akmaya basladi.

Bilirsiniz, eski Ocak nasildi?
Bak! Üstüne kara hazan asildi.
Odun kemik, duman feryat kesildi,
Közlerimden kan akmaya basladi.

Garez girdi milletimin bagina,
Kötü düstüm bölünmenin agina,
Son günlerde kefen oldum çoguna,
Bezlerimden kan akmaya basladi.

Elif dedim Yaradan’a sarildim.
‘Dal’ okuyup hep kötüye yoruldum.
‘Cim’ deyince tam bögrümden vuruldum,
Cüzlerimden kan akmaya basladi.

Ben büyüttüm dili derman olani,
Putpersti dergâhina alani…
Yok çikartan deliginden yilani,
Sözlerimden kan akmaya basladi.

Yunus Emre’m bakma sakin kusura,
Senin gibi sükreden yok hasira,
Asiklarim bir hos oldu bu sira,
Sazlarimdan kan akmaya basladi.

Bak hemserim! Ârif der ki yürekten,
Ben vatanim dagdan, tastan irmaktan,
Seni böyle hep gaflette görmekten,
Gözlerimden kan akmaya basladi.

Ozan Arif

Kavgadayım

Ne bu günüm ne yarınım
Taa dünümle kavgadayım.
Hemi ruhum hemi canım,
Bedenimle, kavgadayım.

Ömür geçti yürü, yürü
Şöyle baktım dönüp geri,
İlk doğduğum günden beri,
İlk günümle kavgadayım.

Kırk senedir yol almışım,
Ne arayıp ne bulmuşum,
Bir yanımla dost olmuşum,
Bir yanımla kavgadayım.

Doğu, batı, falan, filan,
Kuzey, güney hepsi yalan,
Tek kıbleden geri kalan,
Her yönümle kavgadayım.

ARİF dedim düşün ince,
Şunu gördüm düşününce,
El alemden daha önce,
Ben benimle kavgadayım.

Ozan Arif

Kavuştur

Tahammül ver, güç ver, kuvvet ver bana,
Mevlâm beni vatanıma kavuştur.
Firenk yurdu zor geliyor bana,
Mevlâm beni vatanıma kavuştur.

Devlet çarkı dişlisini sıyırdı,
Zalım Felek zalımları kayırdı,
Vatan aşkı vatanımdan ayırdı,
Mevlâm beni vatanıma kavuştur.

Gidemiyom engel dolu aralar,
Kabuk tuttu sinemdeki yaralar,
Bize göre değil imiş buralar,
Mevlâm beni vatanıma kavuştur.

Altın kafes vatan olmaz bülbüle,
Gümüş saksı mekân olmaz sümbüle,
Kaç senedir kan tükürdüm mendile,
Mevlâm beni vatanıma kavuştur.

Main değil, Fırat yusun, Zap yusun,
Kara taşı yastık yapsın uyusun,
Bir oğlum var vatanımda büyüsün,
Mevlâm beni vatanıma kavuştur.

Çok özledim vatanımı ilimi,
Ezanımı, bayrağımı, dilimi,
El yurdunda koyma benim ölümü,
Mevlâm beni vatanıma kavuştur.

Ne yapalım talih yardım etmedi,
Suçum neyse tükenmedi bitmedi,
Anlamaya Arif`liğim yetmedi,
Mevlâm beni vatanıma kavuştur.

Ozan Arif

Kim?

Gelin de konuşak şöyle başbaşa..!
İçinizde aklı eren kim beyler..?
Üst üste baltayı vurmayın taşa,
Devleti yıllarca yeren kim beyler..?

Değiştimi yoksa devletin huyu?
Baba evlâdına kazar mı kuyu?
Dört bin şehit ile getirdik suyu.
Söyleyin testiyi kıran kim beyler..?

Kockoca partiler yattı diyen siz!
Devleti, milleti sattı diyen siz!
Gelmesek Türkiye battı diyen siz!
Tehlikeyi önce gören kim beyler..?

Bilerek haksızlık ayıptır ayıp.
Bu millet aklını etmedi kayıp.
Vatan toprağına torbayı koyup,
Götürüp Rusya’ya seren kim beyler..?

Kulak verin dedik millet sesine!
Dokunman müminin namaz fesine!
Aksaray, Mardin’e, Kars Kalesi’ne
Orağı, Çekici geren kim beyler..?

Eyyamcı, mideci, pipocusunun,
Soyguncu, vurguncu, depocusunun,
Dev-Yol’cu, Dev-Sol’cu, Apocu’sunun
Karşısında mertçe duran kim beyler..?

Dosyalar düzdürüp siz yığın yığın,
Günahını boşa almayın ‘sağ’ın.
Altında toplayıp kızıl bayrağın,
İşçiyi meydana süren kim beyler..?

Suçlayın masumu suçlayın hele!
Savurun samanı kaptırın yele.
Hakimin, savcını önünde bile
‘Maocuyum’ diye üren kim beyler..?

‘Dokuz Işık’ artık yasak olanda,
Demek ki paçamız kızıl yılanda.
Marksist fikirlerin fikrî alanda,
Açtığı yarayı saran kim beyler..?

Böyle demediniz millete ilkten,
Titreyen vebalden, titreyen yükten.
Komünizme karşı etten kemikten
Aşılmaz bir duvar ören kim beyler…?

Yanmazdım bağrımı mert olan yaksa.
Yapın, yaptığınız bizlere haksa.
‘Devşirmenin dölü Haydar’ mı yoksa?
Sizin beyninize giren kim beyler…?

Özbeöz evlâtken ‘Devlet Baba’ya,
Şimdi sayenizde döndük üveye,
Diken yaranırmış zaten deveye
Askeri, subayı vuran kim beyler…?

Ârif der ki; ‘sol’u tutmak ne demek.?
Üçünü dışarı atmak ne demek! ?
‘Türkeş’i mahkeme etmek ne demek! ?
Sizlere bu hakkı veren kim beyler…?

Ozan Arif

Kime Anlatayım

Vatanımın gözünde yaş
Yurdu kime anlatalım?
Biz eylülde donduk gardaş,
Mardı kime anlatalım?

Şimdi yoktur suyu soran
Bizden makbul testi kıran
Milyonlara geldi boran
Ferdi kime anlatalım?

Yaptığı ne neler dedi
Ahbap oldu fare kedi
Sürüleri köpek yedi
Kurdu kime anlatalım?

Bu dert fazla devletlere
Biz dayandık bu dertlere
Fırsat geçti namerdlere
Merdi kime anlatalım

Arif kaçtı ağız tadı
Adalet mi bunun adı
Anamızı alan kadı
Derdi kime anlatalım?

Ozan Arif

Kime Bıraktın

Her an aklımdasın bak yine şu an,
Gözümde gönlümde tüttün başbuğum
Benim gibi sevip sana inanan
Herkesi perişan ettin başbuğum

Vedasız ayrıldın bizden vedasız,
Öyle birdenbire öyle apansız,
Bu nasıl gidişti sessiz sedasız
Kayıp oldun sanki yittin Başbuğ’um

Gidilecek bunca yolumuz varken,
Işığına daha muhtacız derken,
Güneş akşam batar sen biraz erken,
Sen biraz vakitsiz battın Başbuğ’um

Battın ve gömüldük karanlıklara,
Çıra bile yokmuş geride çıra,
Yokluğunla yoksa bizi bu ara
Sınava mı tabi tuttun Başbuğum

Öyle bir sınav ki yazın diyerek
Problemi verdin çözün diyerek
Kendi kendinize yüzün diyerek
Bizi bir denize attın Başbuğ’um

Gemi var kaptan yok uzakta sahil,
Cahilmiş tayfalar topyekün cahil
Sahi sen bunlarla hepisi dahil
Nasıl bu davayı güttün Başbuğ’um

Beceriksiz çapsız bunca herifi
Nasıl anlatayım yok ki tarifi
‘ Evladım’ dediğin Ozan Arif’i
Kime bırakıp da gittin Başbuğ’um.

Ozan Arif

Korkum Yok

Yeter be..! Yeter be sabrimiz tasti,
Korkum yok…Korkum yok…Korkum yok sizden.
Bardagi tasiran son damla düstü,
Korkum yok…Korkum yok…Korkum yok sizden.

Kinim size milletinden bezenler,
Yalan dolu, riya dolu düzenler,
Tarih boyu ezileni ezenler,
Korkum yok…Korkum yok…Korkum yok sizden.

Sereflerin satildigi pazarlar,
Tarih kesen, töre kesen hizarlar,
Osmanliyi hain yazan yazarlar,
Korkum yok…Korkum yok…Korkum yok sizden.

Kan dolu kadehler, cünüp siseler,
Yalanci duvarlar, katil köseler,
Barut degil, sarap kokan pasalar,
Korkum yok…Korkum yok…Korkum yok sizden.

Türk’üm dedik; çekip çekip vurdunuz.
Bizi vurup bizden hesap sordunuz.
Ölümden öteye köy mü kurdunuz?
Korkum yok…Korkum yok…Korkum yok sizden.

Hakki seven hakim sözümü anlar,
Kanuna saygidir bilene bunlar,
Basi besmelesiz düzme kanunlar,
Korkum yok…Korkum yok…Korkum yok sizden.

Bir insan bilerek yilan mi besler?
Beyni satilmis niyeti pisler.
Maddeci tayfalar, dinsiz reisler,
Korkum yok…Korkum yok…Korkum yok sizden.

Devir sizin diye Ârif ne yapsin?
Korkuyu put edip puta mi tapsin?
Inceldigi yerden koparsa kopsun,
Korkum yok…Korkum yok…Korkum yok sizden.

Ozan Arif

Kurban Olayım

SİZİ YARADANA

Bir kuru merhaba yetmez inan ki;
Sizi yaradana kurban olayım.
Her biriniz birer pırlanta sanki,
Sizi yaradana kurban olayım.

Emmiler, dayılar, Alplar, erenler;
Türk’e ve İslam’a kanat gerenler;
Ülkücü davaya gönül verenler;
Sizi yaradana kurban olayım.

Analarım, bacılarım hak sizin,
Bu davada emeğiniz çok sizin.
Hanımlıkta üstünüze yok sizin.
Sizi yaradana kurban olayım.

Çocuklar aman haa beni üzmeyin,
Öpersem ağlayıp oyun bozmayın.
Hatta biraz ısırsam da kızmayın.
Sizi yaradana kurban olayım.

Ülkücüler, gençler, bozkurtlar, şarkın,
Ümidi sizsiniz bu Necip ırkın,
Ümidi sizsiniz Müslüman Türk’ün,
Sizi yaradana kurban olayım.

Pişiniz bozkurtlar, daha pişiniz.
İlimle, irfanla bütünleşiniz.
Yoktur emsaliniz, yoktur eşiniz.
Sizi yaradana kurban olayım.

ARİF’im padişah yapsalar tutar,
Vallahi kenara atarım atar.
Beni size çöpçü yapsınlar yeter.
Sizi yaradana kurban olayım.

Ozan Arif

Künyem

Tevellüt; kırkdokuz, adım Arif`tir.
Soyadım kütükte Şirin bilinir.
Giresun, Alucra, Hapu köyünden,
Soyumu sopumu sorun bilinir.

Ozan diye tanır tanıyan beni,
Gönlümde yaşatmam garezi, kini,
Ve lâkin memleket, millet haini
Olanlarla aram serin bilinir

Siz sakın sanmayın el vurdu bana;
Öpmeye kalktığım el vurdu bana,
Bülbül idim bülbül, gül vurdu bana,
O yüzden dertlerim derin bilinir

Hakkımda istenen ceza çok benim.
İpe de çekseler, korkum yok benim.
Allah`a çok şükür, alnım ak benim.
Bekleyin… Sabredin… Durun bilinir

Ben Arif`im, baba bildim devleti.
Benim işim uyandırmak milleti.
Söylediğim bu destanın kıymeti,
Bugün bilinmezse, yarın bilinir.

Ozan Arif

Mamak’tan Gelen mektup

Mektubuma başlamadan en önce
Hepinize selam ederim ana.
Evlat değil, size yük oldum anca,
Hakkınızı nasıl öderim ana?

Devletim hainle beni bir tuttu
Mamak ‘A Blok’ta bir kolum gitti
Otuz yıl verdiler işkence bitti.
Şimdi sizlersiniz kederim ana.

Vatanıma moskof gelmesin dedim,
Milletim bir Afgan olmasın dedim.
Otuz yılı işte bu yüzden yedim
Böyle imiş benim kaderim ana.

Ana, bana ‘oku subay ol’ derdin
Nasip değilmiş bak sen de gördün
Af falan çıkar da dönersem bir gün
Köyde davarları güderim ana.

Dün gece rüyamda bilmem ne işti
Bostandaki gölün suları taştı
Babam da bir beyaz ata binmişti
Nasıl, sıhhatte mi pederim ana?

Nişanlımın demek kesildi sözü
Ne yapalım ana bu imiş yazı
Otuz yıl bekler mi hiç elin kızı?
Kız tarafı haklı derim ana.

Dünya-ahiret artık olsun kardeşim
Kız ile avratla kalmadı işim
Bir yüce davaya gönül vermişim
Böyle geldim böyle giderim ana.

Arifim dileğim tek şudur Hakk’tan
Selamınız gelsin yeter uzaktan
Salsalar da beni çıkmam Mamak’tan
İçerde yatarken liderim ana.

Ozan Arif

Mecburiyet

Ne onu, ne bunu, ne şunu derdi,
Milletin tutacak dalı olaydı.
Millet bunları mı lider ederdi?
Vetodan kaçmanın yolu olaydı.

Tepeden gelmiştir bize bu yara!
Liderliği bırakalım kenara,
Bostanını bekletmezdi bunlara,
Milletin bu işte eli olaydı.

‘Selamet’ le ‘Tekdal’ meyve tutardı.
Kadayıfın dumanları tüterdi.
Hoca gibi zorlu temel atardı,
Kazması, küreği, beli olaydı.

‘Horoz’ peydah oldu, aslan kesildi,
Herkes bilir önceleri nasıldı,
Altı kasım geldi sesi kısıldı,
Civciv çıkartırdı dölü olaydı.

Eski ‘Kırat’ ‘Doğru Yol’ da dururdu,
Vatandaşı sırtladımı götürdü,
O mirasla onikiden vurdurdu,
‘Avcı’ nın tüfeği dolu olaydı.

‘Calp’ denen adamı tanıyın iyi,
Her çeşit solcudan topladı payı,
Rüyada görürdü bu kadar reyi,
Sadece ortanın solu olaydı.

‘Sodep’ için ne söylesen kâr etmez,
Hak her kulu hayır diye yaratmaz!
‘Erdal’ varya babasını aratmaz,
Birde kulağında pili olaydı.

Bakmayın çıkmaza girdi vatandaş,
Hırs ile reyini verdi vatandaş,
Önce geldiğinde yerdi vatandaş,
Eğer bu ‘Arı’ nın balı olaydı.

Arif der; memleket yutmuştur hapı,
Hepsinden olmaz bir balta sapı,
Vallahi yanmazdım bunların topu,
‘Türkeş’ in saçının teli olaydı.

Ozan Arif

Merhaba

Engeller asa, asa
Gelmisler kosa kosa,
Cümle gadim kardasa;
Merhabalar diyelim.

Büyük, küçük, ihtiyar,
Allah etsin bahtiyar.
Masallah bak hepsi var.
Merhabalar diyelim.

Anam, bacim, melekler,
Hanimlikta temtekler,
Çok iyi erkekden erkekler;
Merhabalar diyelim.

Çocuklari yok sayip,
Geçer miyim çok ayip,
Hepsini kucaklayip,
Merhabalar diyelim.

Bozkurtlar hele size,
Köleyim köle size,
Simdi kaldik biz bize,
Merhabalar diyelim.

ARIF derki: ölmeyen,
Ölsün sizi sevmeyen,
Sizin için geldim ben
Merhabalar diyelim.

Ozan Arif

Mesele Yakışması

Bazı subay vardır, rütbesi bence,
Sarayı, konağı, köşkü gibidir.
Bazısı da o rütbeyi giyince,
Altınla sıvanmış fışkı gibidir.

Ozan Arif

Muhasebe

Kaç yıl oldu ‘Oniki Eylül’ oldu olalı,
İdareyi bu beyler ele aldı alalı,
Senelerdir dinledik tantanayı mavalı
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Seven sevsin arkadaş sevene de karışmam,
Alkışlayan alkışlar övene de karışmam,
Önce sevip sonra diz dövene de karışmam
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Sahi niçin gelmişti Oniki Eylül niçin?
Cümle alem bilir ki anarşi terör için
Hepsi yine tastamam buyurun burdan için
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Dün Ülkücü vuranlar bugün asker vuruyor,
Hemi de tek tek cemse cemse kırıyor,
Gün geçtikçe anarşi daha da kuduruyor.
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Soruyorum’ Oniki Eylül’ neye yaradı?
Herifler İstanbul’da karakolu taradı,
Ülkücüyü ezmekmiş bu beylerin muradı
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Güneydoğu kan gölü kan ağlıyor taş toprak,
Köyler yasa bürünmüş ırganmıyor dal, yaprak
Ülkücü de yok şimdi bundan sonra sen gör bak
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Ülkücü yok dediysem varım ama sessizim
Ocağımı yıktılar yuvasızım ıssızım,
Bunlar ile helaya gidersem namussuzum
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

İki de bir denen şu: ‘Eşkıya kazınacak’
‘Komünist’ de demezler dürzilere bak bak bak!
Çünkü öyle deseler itibar sarsılacak
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Silahlar dağıtıldı tutuşunca etekler,
Komünist gelir diye bundan sonra kim bekler
Anlasın Ülkücünün kıymetini köpekler
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Ne değişti hemşerim? Anarşi var örgüt var,
Süleyman yok da şimdi beslemesi Turgut var
‘Yeğen Yahya’ yerine ağbeyimiz Korkut var
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Köşkün eski sahibi kimdi? Fahri Korutürk
Şimdiki Türk de değil yarı Hırvat yarı Türk
Gelen çoban oluyor ne de olsa sürü Türk
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Türk-İslam diyenleri zulümle yıldırdılar,
Milliyetçi Hareket komayıp kaldırdılar,
Bir irtica tutturup İslam’a saldırdılar
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Benim bacım türbanla mektebine gidemez,
Onlarınki çırçıplak hiç kimse bir şey demez
Bizde mümin Rum kadar hür ibadet edemez
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Neyimiş de Türkiye hızla gelişmiş hızla,
Gelişmede ölçü ne? Ölçü ‘Çikita’ muzla
O zaman Uganda’da gelişme bizden fazla
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Dünya zaten devamlı gelişme halindedir
Bizdeki gelişmenin sürati hızı nedir?
Adımız hala yine geri kalmış ülkedir
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Kandırdılar hemşerim kandırdılar vatanı,
Yeyip içip ceplere indirdiler vatanı,
Kel Ali’nin bağına döndürdüler vatanı
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

İstatistik rapor bu şimdi bakın şu işe,
Seksende otuzbinmiş vesikalı fahişe
Bu gün tam çeyrek milyon hep dolmuş kıyı köşe
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Vesikalı bu ise peki ya vesikasızı,
Onlar hızlı sostyete dersem asarlar bizi
Kimi bakan dostudur kimi başbakan kızı
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Allah zeval vermesin vatana ve devlete,
Benim sözüm Oniki Eylül denen illete
Yapanları şikayet ediyorum millete
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Acım millet için dir millet bilir acımı,
Terk eyledim yurdumu, gardaşımı, bacımı
Ben ölürsem oğluma miras koydum öcümü
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini seveceğim
Sevmediğim gibi de devamlı söveceğim.

Biliyorum ben bunlar, bunlar tuzak kuracak,
Bunlar Ozan Arif’i ya asıp ya vuracak
Asarlarsa asanlar son sözümü soracak
Ben ‘Oniki Eylül’üm nesini sevececeğim
Sevmediğim gibi deipte de söveceğim.

Ozan Arif

Ne İnsanlar Gördüm

Âah ah… Ne insanlar tanidim hey!
Hep hikaye roman çikti.
Kimi dedim agir bir sey,
Tarttim baktim gram çikti.

Kimi beni veli yapti,
Kimi beni deli yapti.
Kimi yigit rolü yapti,
Emdigi süt haram çikti.

Kimi ates duman tütmez,
Gövde saglam, güç müç yetmez.
Gel gelelim iflah etmez.
Mayasinda verem çikti.

Kimi kirli, pasli idi,
Kimi süslü, püslü idi,
Kimi sahte asli idi,
Kimi sahte kerem çikti.

Hele hele en çok yandiklarim
Kabuguna kandiklarim
Ak alinli sandiklarim
Yüzü gözü krem çikti.

Eksik oldu biraz tarif,
Kimi kaba, kimi zarif,
Hepsi böyle degil ARIF;
Kimi çôk muhterem çikti.

Ozan Arif

Ne Var Ne Yok?

Türkiye’den gelen gördüm,
Hoş beş için yanına vardım
Ne var ne yok diye sordum.
Yılanlar var dedi bana.

Masal beyim arı marı,
Torpil tutmuş masaları
Vurgun ile kasaları
Dolanlar var dedi bana.

Esnaf isen boldur vergin,
İşçi sefil köylü yangın
Zengin iken daha zengin
Olanlar var dedi bana.

Bu asırda ayıp ayıp
Doktor ilaç bulamayıp
Bulsa bile alamayıp
Ölenler var dedi bana

Elektrik, su mu haşa?
Yapan yoktur hiç telaşa
Kıçlarını hala taşa
Silenler var dedi bana.

Orta direk neyin nesi
Ne kendi var ne de sesi
Ancak lafta efsenesi
Kalanlar var dedi bana

Becerene şu ş iyi
Bul paşayı dön köşeyi
Oldururlar olmaz şeyi
Bilenler var dedi bana.

Yetim hakkı leziz deyip
Devlet malı deniz deyip
Yemeyenler domuz deyip
Çalanlar var dedi bana.

Hiç bakmayıp şarta şurta
Ürüşveti yırta yırta
Hem de böyle uluorta
Alanlar var dedi bana.

Mektepler hep aynı heri
Yine aynı oyunları
Oynayarak beyinleri
Çelenler var dedi bana.

Hak hukuk var dendi bir de
Varsa eğer şimdi nerde
Vatan deyip hücrelerde
Solanlar var dedi bana.

Arif gardaş hallerinden
Vazgeç sen bu yollarından
Senin gibi dillerinden
Bulanlar var dedi bana.

Ozan Arif

Neden

Almanya unuttun mu seni sen?
Demokratik insancıldın hani sen!
Hele düşün hatırlarsın dünü sen!
İlk geldiğim zaman bando çaldınız,
Neden şimdi bana düşman oldunuz?

Ne bilirdik, nerden haber aldık biz?
Buraları nasıl gelip bulduk biz?
Gel dediniz, onun için geldik biz,
Dün çağırıp, bugün pişman oldunuz,
Neden şimdi bana düşman oldunuz?

Ne numara yaptım, ne de yılıştım
Bir haftada her işine alıştım,
Çalış dedin en pis işte çalıstım,
Gençlik uçtu, çiçeğimi yoldunuz,
Neden şimdi bana düşman oldunuz?

Önceleri karnın fazla tok idi,
Hem karnın tok hem de işin çok idi,
O zamanlar ‘Türk`ten iyi yok’ idi,
Düne kadar şekerdiniz, baldınız,
Neden şimdi bana düşman oldunuz?

Kolum gitti, fabrikada çarklara
Asit yaktı, ciğerlerim hep yara
Şimdi dünya benim olsa kaç para!
Midem çürük, yedi yerden deldiniz,
Neden şimdi bana düşman oldunuz?

Bizimkiler zaten bizi sattılar,
İt eniği atar gibi attılar,
Kör olsunlar, size köle ettiler,
Siz de hazır sahipsizce buldunuz
Neden şimdi bana düşman oldunuz?

Ne umdunuz, ölmemi mi umdunuz?
Dininize gelmemi mi umdunuz,
Yoksa Alman olmamı mı umdunuz
Hep sustunuz, sanki derdin laldınız,
Neden şimdi bana düşman oldunuz?

O da var ha..! Domuz eti yiyen var,
Faşinginde senin gibi giyen var,
Evlâdına ‘Hans’ adını koyan var.
Biraz gelin, bolca damat aldınız,
Neden şimdi bana düşman oldunuz?

Çok dil bilmem, bakma öyle hor bana!
Çok dil bilsem mebbusluk mu var bana?
Lisan değil, sen işimi sor bana..!
Dil bahane, dili sebeb kıldınız,
Neden şimdi bana düşman oldunuz?

‘Entegrasyon’ artık bir yana dursun,
O az geldi, ‘Asimile’ diyorsun,
Bizimkiler hâlâ yatsın uyusun,
Sahibim yok dalga geçip güldünüz,
Neden şimdi bana düşman oldunuz?

Mümkün müdür, Türk kolayca ev bula?
Ev vermezsin, evsizliğin bir belâ,
Versen bile ne banyo var, ne helâ…
‘Evdir’ diye bizi ahıra saldınız,
Neden şimdi bana düşman oldunuz?

‘Yurdum kötü’ diyen Türk`ten ne umdun?
Sahte sahte ilticaya göz yumdun.
Nasıl derim sen bu işte masumdun! ?
Siz de bizi Kürt-mürt diye böldünüz,
Neden şimdi bana düşman oldunuz?

Hanginiz ‘kim bunlar, neci’ dediniz?
Tam aksine ‘Azül’ cici dediniz,
Çünki, ucuz bir iş gücü dediniz.
Bu sebebten, bu krize daldınız
Neden şimdi bana düşman oldunuz?

Bugün bakın esrar, satankim?
Miting yapıp, Rus`a alkış tutan kim?
Bozkurtlar mı, düzenine çatan kim?
Ben demiştim, dediğime geldiniz,
Neden şimdi bana düşman oldunuz?

Vize koydun. Vize miydi çaresi?
Vize; bende derin yürek yarası,
Fakat sizin yüzünüzün karası,
Vize koyup, buna rağmen yıldınız,
Neden şimdi bana düşman oldunuz?

Son günlerde bir acaip döndünüz,
Üç-beş Nazi artığına kandınız,
Yoksa bizi Yahudi mi sandınız?
Bize karşı neden kinle doldunuuz?
Neden şimdi bana düşman oldunuz?

Arif derki; susuyorum kaç oldu,
‘Ausländer raus’ demek geç oldu,
Benim çocuk kazanmam mı suç oldu?
Çocuğumun hakkına mı kaldınız,
Neden şimdi bana düşman oldunuz?

Ozan Arif

Padişah Olsam

Bugün Türkiye’de padişah olsam,
Medyanınn ağzına tıpa verirdim
Fazla değil fazla üç dört gün kalsam,
Çoğunu gaz yapar tüpe verirdim.

Önce solcu liderlerden başlardım.
Deniz’le Murat’ı fena haşlardım.
Hırlşatıkça peşlerinden taşlardım.
Yetiştikçe bir ton sopa verirdim.

Ecevit’e kimler ne derse desin,
Bırakırdım Hikmet Çetin’i yesin,
Erdalla ilgili kararım kesin;
Tipsizlikten adli tıpa verirdim.

Biri hariç biri sadece biri
Satardım sağdaki tüm liderleri
Hele hele yeni türeyenleri
Parasız samana sapa verirdim.

Mesut kibirlidir kendini över
Bir lafı ağzında üç saat gever
Necmettin Bey temel atmayı sever
Ona kazma kürek çapa verirdim.

Aygır zaten bıktırmıştı canımdan
Bir de kısrak tepti zayıf yanımdan
İktidarı alır Tansu Hanımdan
Bir başörtü iki küpe verirdim

O gitti miyadı dolmak üzere
Nerde ise yolda kalmak üzere
Kıratı kocaldı ölmek üzere
Süleyman’a genç bir sıpa verirdim

Ta seksenden kalma kinim yüzünden
Yaktığı binlerce canım yüzünden
Orda bir kahpe var onun yüzünden
Bütün Marmaris’i topa verirdim

Meclisi toplardım emir buyurup
Vekillere suçlarını duyurup
İçlerinden dürüstleri ayırıp
Geri kalanını çöpe verirdim

Ayıklardım pireleri bitleri
Katiyyen vermezdim bu şehitleri
Bu vatan bölünsün diyen itleri
Sorgusuz sualsiz ipe verirdim

Arif bu milletin huyu huy değil
Alkışı var rey yok olur şey değil
Ben olsam Türkeş’e sade rey değil
Hem madalya hem de kupa verirdim…

Ozan Arif

Perişan

Alo! Gardaş Türkiye mi orası?
Burası Almanya haller perişan.
Dıştan baksan yerindedir boyası,
Kokudan eser yok güller perişan.

Tekniğini almak lazım buranın,
Aklı kıttır gerisini soranın.
Paranın, köpeğin, bir de biranın,
Elinde mahvolmuş kullar perişan.

‘Köln radyosu’ iflâhları kesiyor,
T.R.T.`den daha ağır basıyor,
Ne zaman açılsa zehir kusuyor,
İçine takılan piller perişan.

Türkleri hiç sorma, dertleri çoktur,
Bazısı aç gezer, bazısı toktur.
Kimseden kimseden haberi yoktur,
Evliler, bekârlar, dullar perişan.

Gençlerimiz burada şundan habersiz;
Damarlarında gezenm kandan habersiz,
Vatanından, milletinden, dinden habersiz,
Almanya`da doğan döller perişan.

Burada yanyana kenefle hamam,
Camiye hasretiz, bulunmaz imam.
Ne Almanca tamam, ne Türkçe tamam…
Karma karış olmuş diller perişan.

Sorma gardaş! Ozan Arif yaralı.
Saysam daha nice dertler sıralı.
Sazımda Almanya`yı göreli,
Perdeler perişan, teller perişan.

Ozan Arif

Rey Yok

Ben köylüyüm beni hiçe,
Sayanlara rey yok rey yok.
Kanımızı içe içe,
Doyanlara rey yok rey yok.

Ula bizi aptal sayıp,
Çağ atladık demek ayıp,
Memleketi yağmalayıp,
Soyanlara rey yok rey yok.

Seçimlerde kapımı aç,
Ondan sonra beş sene kaç,
Yağma yoktur bizi muhtaç
Koyanlara rey yok rey yok.

Zekası kıt kütüklere,
Şahsiyeti yitiklere,
Süslü püslü nutuklara,
Beyanlara rey yok rey yok.

Mesela şu bizim beye,
Meryem için mezar niye
Hem cami hem kiliseye
Uyanlara rey yok rey yok.

İstanbul’a Rumlar varsın,
Yeni Patrikhane kursun.
Ayasofya kitli dursun
Diyenlere rey yok rey yok.

Kandıramaz artık beni,
Oyuncak mı İslam dini,
Kendi şalvar kızı mini,
Giyenlere rey yok rey yok.

Ece, Neco, Çoban Sülü,
Paşa dölü maşa dölü
Yeter artık yıllar yıllı,
Yiyenlere rey yok rey yok.

Arif der ki aklım ermez,
Aklı olan oy moy vermez,
Bir postallı görür görmez
Tüyenlere rey yok rey yok

Ozan Arif

Sabır Eyle

Deli gönül isyan etme boşuna,
Sabır eyle, Şükür eyle, Dua et.
Kul olanın her şey gelir başına,
Sabır eyle, Şükür eyle, Dua et.

Düşün düşün hayal bitti düş bitti,
Ağla ağla gözümdeki yaş bitti,
‘Amentü’ ye iman ettim iş bitti,
Sabır eyle, Şükür eyle, Dua et.

Her dara düştüğün yerde Allah’tan,
Hakkında hayırı ver de Allah’tan
Hayır da Allah’tan şer de Allah’tan
Sabır eyle, Şükür eyle, Dua et.

Bazı zamanlarda bazı yerlerde,
İnanırım derde derman derler de,
Çünkü hayır varmış bazı şerlerde
Sabır eyle, Şükür eyle, Dua et.

Mevla çekirdeğe orman gizlemiş,
Tahıl tanesine harman gizlemiş,
Yılanın zehrine derman gizlemiş,
Sabır eyle, Şükür eyle, Dua et.

Gönül bizi bilmeyen var bilen var,
Halimize ağlayan var gülen var,
Bizden daha büyük derdi olan var,
Sabır eyle, Şükür eyle, Dua et.

Kaç ülkü gülünün şimdi şu anda,
Kellesi bekliyor yağlı urganda,
Hiç olmazsa gel onlardan utan da,
Sabır eyle, Şükür eyle, Dua et.

Gönül korkma; çok çok sürgün ölürsün
Ne açıkta ne de düzde kalırsın,
Bir mezarı nerde olsa bulursun,
Sabır eyle, Şükür eyle, Dua et.

Felek zulüm ediyorsa koy etsin,
Duy ARİF’i çile bitsin dert bitsin.
‘Tevvekeltü taalallah’ de gitsin.
Sabır eyle, Şükür eyle, Dua et.

Ozan Arif

Sen Yalnız Değilsin

Sen yalnız değilsin yerler ve gökler
Vallahi billahi seninle şimdi
Seksen bin evliya doksan bin pirler
Vallahi billahi seninle şimdi

Haşatlılar Günler dizdik o safa
Allah şahit Kuran öpüp üç defa
Kellesini ipe veren Mustafa
Vallahi billahi seninle şimdi

Ozan Arif düşmeyecek bu tuğum
Geri çıksın kim diyorsa ben yoğum
Ankara’dan selam salmış Başbuğum
Vallahi billahi seninle şimdi

Ozan Arif

Sevdamı istiyorum

Söyleyin onlara bu iş olmadı
Bu millet bu işten memnun olmadı
Hele ülkücünün aklı almadı

Ya benim sevdamı geri versinler
Yahut da dosdoğru bir iş görsünler

Bu millet bize bir görev yükledi
Ve bizden ülkücü tavır bekledi
Kedi bunlar süt dökmüş kedi

Ya benim sevdamı geri versinler
Yahut da dosdoğru bir iş görsünler

Üç ortak, üç hayır, üç evettir
Güç kabul edersen bir kabul ettin
Bu uzlaşma değil, teslimiyettir

Ya benim sevdamı geri versinler
Yahut da dosdoğru bir iş görsünler

Böyle bir tavırla yola gidilmez
İktidarı bırak koyun güdülmez
Bu hareket böyle temsil edilmez

Ya benim sevdamı geri versinler
Yahut da dosdoğru bir iş görsünler

Bu Ârif’in merak ettiği asıl
Erkeklik bu ise ürkeklik nasıl?
Söyletmeyin beni sonuç, velhasıl:

Ya benim sevdamı geri versinler
Yahut da adam gibi bir iş görsünler

Ozan Arif

Sıladan Gelen Mektup

Her mektupta haber soruyon bizden,
Soruyon ya fakat neyi gardaşım?
Mektupları okuyorlar o yüzden,
Eh işte, durumlar eyi gardaşım!

Zannederken anarşiyi attık biz,
Bir başka şeklinegedip çattık biz.
Yat dediler, emir ile yattık biz,
Şimdi de diyorlar uyu gardaşım.

Milletçe güvendik ‘Eylül’ ayına.
Güvendik ya, lâkin geldik oyuna.
Acaip vergi var üç baş koyuna,
Hep sattık beygiri, tayı gardaşım.

Fiyatlar artıyor her seferinde,
İşçinin ücreti dondu yerinde,
Korkudan susuyom, yara derinde,
Aç iken oynar mı ayı gardaşım?

Bir köşe yapıyor tezgâhtan geçen,
Ne bize soran var, ne mevzu açan,
Yüzaltmış vekili meclise seçen
Beş tane adamın oyu gardaşım.

Bindörtyüz yıl öncesini gevenin,
Açıkça ilâhi hükme sövenin,
Eflâtun`un ‘Devlet’`ini övenin
Kültüründen (!) aldık payı gardaşım?

Kadınlar başını yemeğ; e sokmuş,
Bu yüzden birara başörtü çıkmış (!)
Meğ; erse İslâm`da örtünmek yokmuş
Duydunuz mu Paşa beyi gardaşım?

İzi aynı eski pirinin izi,
Meselâ gezerken Karadeniz`i,
Anasonla karıştırdı filizi,
Irakı zannetti çayı gardaşım.

Suçlular suçunu düşünsün kendi.
Bu belâ bizlere haktır efendi.
Sivas`ta Kur`an`a basılır dendi,
Irganmadı halkın tüyü gardaşım.

Gözünün üstünde kaş var diyeni,
Sokağ; a koymazdı kısa giyeni,
Amma alkışladı oruç yiyeni,
Değ; işti dadaşın huyu gardaşım.

Korkudan imanı rafa kaldırdık,
Kendimizi yaşar iken öldürdük.
Kızımızın örtüsünü aldırdık,
Namusa kazdırdık kuyu gardaşım.

Evde bile artık susmak iyisi,
Horozu bastırdı tavuğ; un sesi,
Garı da, erkek de evin reisi,
Artık evde herkes dayı gardaşım.

Vallâhi hep bizde büyüğ; ü suçun,
Ahâli taş ile siliyor gıçın.
Yüzbin gayme verdik syrf heykel için,
Yoğ; uken köyümün suyu gardaşım.

Dinimize göre kürtaj cinayet,
Bunu şimdi resmen yapacak devlet.
Gene ağ; zını açmıyor millet,
Rezalet çizmenin boyu gardaşım.

Herneyse sen fazla canını sıkma,
çok değ; il az kaldı kafanı takma,
Patlamak üzere bu millet bakma,
Gerildi sabırın yayı ghardaşım.

Ozan Arif ayrı, saz ayrı inler,
Süt tozundan gıda almış beyinler,
Değ; neksiz geziyor hinoğ; lu hinler,
Köpeksiz buldular köyü gardaşım.

Ozan Arif

Sitem

Eee… Artik eyvallah Alman arkadas,
Düdügün öttükçe beni hatirla!
Kesin dönüyorum ben yavas yavas,
Is gücün bittikçe bani hatirla!

Ben gelmeden evvel nasildin, nasil?
Simdi kovuyorsun, bitti o fasil.
Ahte vefâ yok mu, bu mudur usûl?
Yüregin attikça beni hatirla!

Madem kovdun; gidiyorum bak; hadi;
Hesap et; kim kimiin hakkini yedi?
Bu rahatlik size gökten inmedi,
Yan gelip yattikça beni hatirla!

Su fabrika yapilirken kimdim ben?
Zor tanirdin, toz.topraktim, kumdum ben,
Temeline gençligimi gömdüm ben,
Bacasi tüttükçe beni hatirla!

Bazen düsün; meyve veren dallari,
Yüksek yüksek binalari, yollari,
Fabrikanda ürettigin mallari,
Dünyaya sattikça bani hatirla!

Saymama ne gerek, ne de lüzum var.
Neyin varsa onda benim izim var.
Her çorbanda biraz olsun tuzum var,
Buyur ye!.. Tattikça beni hatirla!

En zorlu islerin vardi vardi basimida,
Senelerce kâbus gördüm düsümde,
Biraz da sen çalis ayni isimde,
Canina yettikçe beni hatirla!

Isterim ki; Türk’süz kalsin her yerin,
Evleri baykusa kiraya verin!
Türk’üm diye vermedigin evlerin,
Örümcek tuttukça beni hatirla!

Lira gibi kuruyup da olugu,
Mark’in bir gün kesilirse solugu,
Büyük olan balik, küçük baligi,
Sömürüp, yuttukça beni hatirla!

Yâni; sen yarin ihtiyaç duyup,
Gurbete çikarsan ülkeni koyup,
Oradakiler sana yabanci deyip,
Kasini çattiikça beni hatirla!

Ârif bir tesekkür beklerken…Hani?
‘Elveda kollege’ çok üzdün beni.
Yine de hosça kal. Vicdanin seni
Rahatsiz ettikçe beni hatirla!

Ozan Arif

Sorma Hancı

Perişanım, bitkinim,
Bir odan var mı hancı?
Adımı sorma benim,
Benim adım almancı.

Ediyorsan çok merak,
Pasaportum aha bak,
Ceplerim de üç-beş mark,
Yüreğimde bir sancı.

Sorma nedir bu sancı,
Bu Arif`in usancı.
Yere batsın be hancı,
Almanya`nın kazancı

Kim diyorsa kazandım,
Vallahi de yalancı,
Billahi de yalancı

Ozan Arif

Söylemeye Mecburum

Bu icraat, bu gidişaat, bu tutum,
Bence çıkmaz yol demektir bu gardaş.
Sizi bilemem bitti benim umudum,
Ağlanacak hal demektir bu gardaş.

Lâfa değil gardaş, işe bak işe,
Dokuzyüz seksen`de geçtiler başa,
Hesap açık, bak geldik seksenbeşe,
Koskoca beş yıl demektir bu gardaş.

Şimdi dersen beş yıl yoktur senesi,
Hükümetin daha taze kınası.
Bu da işte O ineğin danası,
Seksende ki döl demektir bu gardaş.

Her gün zam, her gün zam, yeter be yeter…
Bir evde ki çoluk-çocuk aç yatar,
O memleket çok yaşamaz tez batar,
Kuruyacak dal demektir bu gardaş.

Paşa ilmi, bakan ilmi, bey ilmi,
Üçü birden memleketi soy ilmi.
İşçi, köylü, esnaf insan değil mi?
Geber demek, öl demektir bu gardaş.

Şimdi size soruyorum ey millet,
Eksilir mi rüşvet denen şu illet?
Memurunu doyurmazsa bir devlet?
Ürüşvet de, çal demektir bu gardaş.

Vatandaşın günü yoktur zararsız,
Sefaletten evde avrat kararsız,
Bu açıkça vatandaşa ya hırsız,
Ya pezevenk ol demektir bu gardaş.

Beri bak gardaşım beri bak beri…
Bu gidişe dur demiyor hiç biri,
Gazeteler boy boy fuhuş haberi,
Kepazelik bol demektir bu gardaş.

Arif dedi, sen de düşün yap yorum.
Afgan`da da böyle oldu bu durum.
Acı amma söylemeye mecburum;
Komünizme gel demektir bu gardaş.

Ozan Arif

Söz Mü?

Bu destanı hep birlikte elele,
Yazmaya varmısın? Söz mü ülküdaş?
Her tuzağı (varmak için menzile) ,
Bozmaya var mısın? Söz mü ülküdaş?

İyi dinle, ne diyorsam tam anla,
Mantıkdaki kördüğümü imanla,
Sabrederek her düğümü zamanla,
Çözmeye var mısın? Söz mü ülküdaş?

Liderinin etrafını bürüyüp,
Beraberlik potasında eriyip,
Sevgi sevgi gönüllerle yürüyüp,
Gezmeye var mısın? Söz mü ülküdaş?

Sevgi için geldik doğrudur amma…
Sakın bunu pısırıklık anlama.
Yan bakan olursa Türk`e İslâm`a,
Ezmeye var mısın? Söz mü ülküdaş?

Sen onu ezmezsen, o seni ezer,
Dişe dişin pazarıdır, bu pazar!
Sana mezar kazana da, sen mezar,
Kazmaya var mısın? Söz mü ülküdaş?

İyi tanı düşmanını, dostunu.
Bu hak yolda sezer isen kastını,
Baban olsa bir kalemde üstünü,
Çizmeye var mısın? Söz mü ülküdaş?

Varım dedin, verdin gardaş sözünü.
Arif der ki; üfleyerek tozunu,
İslâm eleğinde Türk`ün özünü,
Süzmeye var mısın? Söz mü ülküdaş

Ozan Arif

Sus Yavrum

‘Ülkücüyüm’ deme, suçlu
Derler yavrum sonra seni.
Bir kahpeye rastgelirsin,
Körler yavrum sonra seni.

Ömür boyu çilen bitmez.
‘Millet’ demen hoşa gitmez.
Milletin de yardım etmez,
Zorlar yavrum sonra seni.

Çetin yavrum, dâva çetin.
Huyu garip bu milletin.
‘Devlet’ dersin, öz devletin,
Horlar yavrum sonra seni.

Vatan sevmen etmez para,
Belli olmaz kanunlara,
Baban gibi zindanlara,
Korlar yavrum sonra seni.

Arif sözü dinle sabi,
‘Ülkü’ demir bir leblebi!
‘Fikri’ gibi, ‘Cengiz’ gibi
Yerler yavrum sonra seni.

Ozan Arif

Sürgün

Üç gardaştık bir zamanlar üç gardaş,
O toprakta, sen zindanda, ben sürgün.
Aklımıza gelir miydi hiç gardaş?
O toprakta, sen zindanda, ben sürgün.

Aynı aşkla dolu idi içimiz,
Bu vatanı sevmek idi suçumuz,
Bir kaderin kurbanıyız üçümüz,
O toprakta, sen zindanda, ben sürgün.

Yıllar oldu onu yolcu edeli,
Sen hapise ben sürgüne gideli,
Demek buymuş bu sevdanın bedeli,
O toprakta, sen zindanda, ben sürgün.

O çiçekti hain eller kuruttu,
Şehid edip omuzlarda yürüttü,
Seni zindan beni gurbet çürüttü
O toprakta, sen zindanda, ben sürgün.

Kendimden çok size gönlüm üzülür,
Sofralarda elim kolum çözülür,
Lokma gelir boğazıma dizilir,
O toprakta, sen zindanda, ben sürgün.

O şehittir ‘şehit’ diye anayım,
Lakin sana çarem yok ki sunayım,
Sen bana yan ben de sana yanayım,
O toprakta, sen zindanda, ben sürgün.

Mümkün değil bu düzenle barışmak,
Bize düşen aynı yolda yarışmak,
Ahrete mi kaldı gardaş görüşmek
O toprakta, sen zindanda, ben sürgün.

Kader hala bize böyle bağ olsun,
Düşmanların yürekleri yağ olsun,
Ne yapalım vatan millet sağ olsun
O toprakta, sen zindanda, ben sürgün.

Arif der ki bu çileler bu ahlar,
Belki bize bu çilede felah var,
Kul bilmesin bizi bilen ALLAH var,
O toprakta, sen zindanda, ben sürgün…

Ozan Arif

Şemdinli’den Telefon

Aloo…Angara mı?Gonuşun susman!
Zor benim oraya erişmem begim.
Burası Şemdinli…Ben Çopur Osman,
Şart oldu sizinle görüşmem begim.

Neden mi aradım,hele bah şuna!
Yoksa sesim getmedi mi hoşuna?
Bize silah dağıtmayın boşuna,
Anarşistle filan vuruşmam begim.

Bir kere vuruştum aldım payımı
Hapiste geçirdim otuz ayımı
Şimdi tekrar gazıp gendi guyumu
Zindanda çürüyüp buruşmam begim.

Aloo..Dur gapatma dökem içimi
Sattım savdım davarımı geçimi
Ürüşvetle zor gurtardım gıçımı
Üç ay evvel bitti duruşmam begim.

Silah diye zırtımıza bindiniz
Şimdi niye dağıtmaya döndünüz
Ula bizi siz eşşek mi sandınız?
Ben daha o işe girişmem begim.

Hem köylüler ne yapacak silahı
Bu yolla mı bilacağız felahı
Hani gardaş gavgasıydı bu yahu
Ben öyle lafınan yarışmam begim.

Gardaşı mardaşı artık bırahıp
Bu gavga neymiş anlayın bahıp
Yerinizde olsam kürsüye çıhıp
Beşlik simit gibi gırışmam begim.

Gayrı benim külahıma anlatın
Enayisi biz miyiz be milletin
Cendermesi polisi var devletin
Dövletin işine garışmam begim.

Gedip de Arifi dinleyin bir de
Dünkü garışanlar şimdi bah nerde
Türkeş babo dört senedir içerde
Küsmüşem vallahi barışmam begim.

Ozan Arif

Şen Olsun Kurultayın

Onsekiz mayıs bugün, hele bak sen, bak hele…
Bugün burda maaşallah, inananlar elele,
Bu yedinci kurultay, Allah`ın izni ile,
Dokuzyüzdoksandokuz, bin olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Birliğini hiç bir şey bölmesin, bölemesin,
Allah`ım yardım etsin, sırtın yere gelmesin,
Ben bin dedim, velâkin binde bile kalmasın,
Kıyamete kadar her an olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Ne yazıyor her yerde, ne yazıyor oku bak,
Her taraf bayrak bayrak, her taraf sancak sancak,
Bize böyle Kurultay yakışır zaten ancak.
Kurultaylar başına han olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

‘Hazreti Ebu Bekir, Sıddık’`da ki sadakat,
‘Hazreti Ömer’`deki hiç lekesiz adalet,
O ‘Allah`ın Aslanı Ali’`deki güç, kuvvet,
‘Hazreti Osman’`daki fen olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Geçmezsiniz zaten ya, bu ölçüden geçmeyin,
Dirayetli olun da sakın zulme kaçmayın,
Fakat sevgi diye de, acze kapı açmayın.
Sadece küfre karşı kin olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Bize gelen hoş geldi, tek şartımız şu gardaş:
Kemiğini şeker yap, kanını da su gardaş,
Türk ve İslâm ülküsü, işte vahdet bu gardaş,
Bu vahdet helvasına un olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Bu dâvânın şehidi, bu dâvânın gazisi,
Çile ile süslüdür bu dâvânın mâzisi,
Şimdi hâlâ zindanda nice ana kuzusu,
Gelecek nesillere yön olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Kaderimiz bu bizim, bize ülkücü denmiş,
Cümle Ehl-i İslâm`ın derdi bize yüklenmiş,
Vatanımın üstüne karanlık çökerlenmiş,
Karanlığı yırtacak tan olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Bu gidişe dur deyip, buna bir son vermeli,
Bir ‘İbrahim’ çıkmalı, putları devirmeli,
Bu milleti titretip kendine döndürmeli,
Bu millete yeni ruh, can olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Vatanın baştan başa köy, kasaba, ilin,
Yayla, ova, tepe, dağ, tarlasının, yolunun,
Şah damarı sensin sen, bütün Anadolu`nun,
Bu damara inşallah kan olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Almanya ne ki gardaş, Almanya bunun biri,
Türk yaşayan bilimum Avrupa devletleri,
Kurultaya temsilci göndermiş yiğitleri,
‘Alp’`lerin kükrediği gün olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Bu dâvânın kudreti nerden nereye varmış,
Amerika`dan tut da… Hong-Kong`a bayrak açmış,
Aha Avustralya; yine çiçek göndermiş,
Tüm cihanı saracak kın olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Allah izin verirse çok kurultay yaparız,
Ne bu yoldan saparız, ne de O´ndan koparız,
Hasretle ‘Başbuğ`umun’ ellerinden öperiz,
Haykır ‘Arif’, haykır be… Şan olsun kurultayın,
Şen olsun ülküdaşım, şen olsun kurultayın.

Ozan Arif

ŞEREFSİZLER

Bizi mahkum etmekti,
Derdiniz şerefsizler.
Ve nihayet murada,
Erdiniz şerefsizler.

Bağırsam neye yarar,
Çağırsam neye yarar,
Tam kahpece bir karar,
Verdiniz şerefsizler.

Şaşırmadım ben buna,
Kına yakının kına.
Mazlumların kanına,
Girdiniz şerefsizler.

Eh, .. Sırayı savdık biz,
Siz düşünün artık siz!
Hukuku katlettiniz,
Kırdınız şerefsizler.

Arif derki; çıktı ok,
Bundan sonra insaf yok,
Adalete resmen b…,
Sürdünüz şerefsizler.

Ozan Arif

Tadı Yok

Benim için artık yalan dünyada
Ekmeğin tadı yok aşın tadı yok.
Alparslan Türkeşsiz kalan dünyada
Baharın tadı yok kışın tadı tok.

Onun sağlığında gezerken yurdu
Yüreğim bambaşka şevkle vururdu
O şevki içime o doldururdu
O gitti toprağın taşın tadı yok.

Yok çünkü yerinden oynamış taşlar,
Vefa yok haksızlık çok arkadaşlar
Kuru olmadan da yanıyor yaşlar
Kurunun tadı yok yaşın tadı yok.

O gitti gideli yollar bir tuhaf
Fikirler bir tuhaf diller bir tuhaf
Edirne’den Van’a iller bir tuhaf
Muğla’nın tadı yok Muş’un tadı yok.

Yok gardaş yok artık her yere git bak
Ayaklar baş olmuş başlar da ayak
Konuşursan ihraç, susarsan dayak
Ayağın tadı yok başın tadı yok.

Baskın yemiş gibi yiğitler baskın
Kimi ele kimi bahtına küskün.
Bıçaklar açmıyor ağızlar suskun
Ağızın tadı yok dişin tadı yok.

Yaraladı beni yaran dediğim
Unutuldu rehber Ku’ran dediğim
Hatta ‘Kızıl Elma’ ‘Turan’ dediğim
Hayalin tadı yok düşün tadı yok.

O Türkmen Başbuğ’u olunca mezar
Pazar yeri oldu sevdamız pazar
Yek pare iktidar olsak ne yazar
Dünyayı tuş etsek tuşun tadı yok.

Hesaplar ortaya serilmedikçe
Ve işler ehline verilmedikçe
Bozkurtlar yeniden dirilmedikçe
Arif için artık işin tadı yok.

Ozan Arif

Tevellüd

Tevellüt; kırkdokuz, adım Ârif’tir,
Soyadım kütükte Şirin bilinir.
Giresun, Alucra, Hapu köyünden,
Soyumu sopumu sorun bilinir.

Ozan diye tanır tanıyan beni,
Gönlümde yaşatmam garezi, kini,
Velâkin memleket, millet haini
Olanlarla aram serin bilinir.

Siz sanmayın el vurdu bana.
Öpmeye kalktığım el vurdu bana.
Bülbül idim bülbül, gül vurdu bana,
O yüzden dertlerim derin bilinir.

Hakkımda istenilen ceza çok benim,
Ipe de çekseler, korkum yok benim.
Allah’a çok sükür alnım ak benim.
Bekleyin…Sabredin…Durun bilinir.

Ben Ârif”im, baba bildim devleti.
Benim işim uyandırmak milleti.
Söyledigim bu destanın kiymeti,
Bugün bilinmezse yarın bilinir.

Ozan Arif

Unutmam

Unuttu mu sanıyorsun unuttu?
Unutamam, unutamam unutmam!
Unutmamak beni hayatta tuttu,
Unutamam, unutamam unutmam

Kinin yeri yoktu benim gönlümde,
Böyle oldu isem kabahat kimde?
Istesemde artik değil elimde
Unutamam, unutamam unutmam.

Anlasanda usul usul anlatsam,
Sana bir ülkücü nesil anlatsam
Nereden başlasam, nasıl anlatsam
Unutamam, unutamam unutmam.

Ruhî Kiliçkiran ilk göz agrimiz,
Sonra Özmeni’miz, İmamoğlu’muz,
Önkuzu’muz derken yandı bagrımız.
Unutamam, unutamam unutmam.

Baştan giden bunlar bunlar en baştan,
Sırf bunlarla çıkamadık ataştan.
Genç ihtiyar şehit verdik her yaştan.
Unutamam, unutamam unutmam.

Bir haneden kîp kip giden kan oldu.
Ellerimin kan doldugu an oldu.
Yedi tabut taşıdığım gün oldu.
Unutamam, unutamam unutmam.

Giderken dedik ki bu dörtbin nefer,
Kanımızz aksada İslamın zafer.
Bırak Türk olmayı, insansam eğer,
Unutamam, unutamam unutmam.

Verdiğim şehîdin on katı kadar,
Elsiz kolsuz kalan gazilerim var.
Unutmak ne demek? Ar ederim ar
Unutamam, unutamam unutmam.

Vatan dedik, millet dedik, din dedik
Kızıl kızıl fırtınalar önledik.
Yine en büyük kazığı biz yedik.
Unutamam, unutamam unutmam.

Ve o fil sandığıim pire eylülü,
Deva sandığım yara eylülü,
Bizi hançerleyen kara eylülü,
Unutamam, unutamam unutmam.

O eylülün getirdiği kafayı,
Imani küfürle tartan kefeyi,
Kanımla sürülen zevki sefayı,
Unutamam, unutamam unutmam.

Ondokuz ağustos sene seksenbir,
Tarihlere nasil geçer kimbilir?
Bana göre leke, bana göre kir,
Unutamam, unutamam unutmam.

Kurt pesinde köpek olan savcıyı,
Hakim dedikleri zalim avcıyı,
Bize verdikleri zulmu acıyı,
Unutamam, unutamam unutmam.

Mamak’taki C-5 deki halleri,
Adaletsiz kalem kıran elleri,
O ellerin soldurduğu gülleri,
Unutamam, Unutamam unutmam.

Zindanlar, hücreler, gizli bölümler,
Gizli bölümlerde gizli ölümler,
Iskenceler, hakaretler zulümler,
Unutamam, unutamam unutmam.

Gözlerimin ışığına bir bakın,
Doğrultun namluyu bir kurşun sıkın,
Ama bana unut demeyin sakın,
Unutamam, unutamam unutmam.

Ozan ARIF bu dünyadan göç etse,
Kara toprak erîm erim eritse,
Mezarında karış karış ot bitse,
Unutamam, unutamam unutmam

Ozan Arif

Üç Bela

Üç belâ var bu dünyanın başında!
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.
Üçü birden fitne-fesat peşinde,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Biri dünki velet, tarihi hiçtir,
Biri ‘Moskof’, biri ‘Ecüc-Mecüc’`tür
Karınları tokya, ruhları açtır,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Amerika neyin varsa sömürür,
Urusya, çin; etini de kemirir,
Sonra tutar insanlıktan dem vurur,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Birisinde liberaller yer-yutar,
İkisinde generaller yer-yutar,
Hepsinde de belli zümre ‘fink atar’,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Kapitalizm, Komünizmi çağırır,
İki sistem birbirini doğurur,
Sırf poz için birbirine bağırır,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Bu sistemler bol savurur yalanı,
çünkü temel ehl-i küfrün pilanı,
İşte bunlar, bu pilanın yalanı,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Hiç birinin aklı, fikri, görüşü,
Kabül etmez bu dünya da barışı,
Yaptıkları silahlanma yarışı,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Hangi taşı kaldırırsan kaldır bak,
Hep altından bunlar çıkar muhakkak.
Ah bilseniz ne âdidir, ne alçak
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Mesela; nereden şımardı ‘Bulgar’?
İşte buyur, arkasında ‘Moskof’ var.
Her birisi başka yerde canavar,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Vaşington`un, Moskova`nın, Pekin`in,
İnsanlığa hayrı yoktur tekinin,
Gülseler de dostluğundan çekinin,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Huylarıdır cünkü önce gülerler,
Dostuz derler, insanları bölerler,
Daha sonra haritadan silerler,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Biri seni, biri beni tutacak,
Harp çıkacak, memleketler batacak,
Başka türlü nasıl silah satacak?
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Hemi Uzak, hemi Orta Doğu`nun,
çektikleri hep bunlardan çoğunun.
Mucidi bunlardır ‘Atom çağı’`nın,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

İnsanlık hasretken ekmeğe, suya,
Boşuna mı gidiyorlar ta… Ay`a?
Ordan zulüm edecekler dünya`ya,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Üçünün de köpekleri her yerde,
Huzuru, barışı sokarlar derde,
Ve suyun üstüne çıkarlar birde,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

En basiti; düşündün mü gardaş hiç?
Türkiye`de ülkücülük neden suç?
Dün vuranla, bugün mahkûm eden güç,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Arif be lideri hapse de girse,
Bu ne büyük dâvâ imiş meğerse!
Görüşürüz Allah izin verirse,
Amerika, Kızıl Rusya, Kızıl çin.

Ozan Arif

Ülkücü Derler Bize

Aslımız Oguz aslı,
Ülkücü derler bize.
Neslimiz Âsım nesli,
Ülkücü derler bize.

Cihandır eşiğimiz,
Ocaktır beşiğimiz,
Dokuzdur ışığımız,
Ülkücü derler bize.

İmanın kölesiyiz,
Küfürün belasıyız,
Türk-İslam kalesiyiz,
Ülkücü derler bize.

Vatana kanat gerdik,
Uğrunda neler gördük,
Dörtbin de şehit verdik,
Ülkücü derler bize.

Zindanlar şükrümüzdür,
Çilemiz zikrimizdir,
Partimiz fikrimizdir,
Ülkücü derler bize.

Zindanda Bozkurt terler,
Çakallar neden hürler?
Korksunlar diktatörler,
Ülkücü derler bize.

Allah’tır tek hakim be,
Kur’an’dır tek hüküm be,
Bey kimmiş, paşa kim be?
Ülkücü derler bize.

İpsede kaderimiz,
Yüzülsede derimiz,
Başbuğdur liderimiz,
Ülkücü derler bize.

Başbuğ’dan ferman ola,
Ârif’e derman ola,
Gün ola harman ola,
Ülkücü derler bize.

Ozan Arif

Üşürüz

Zincir soğuk, zindan yaş,
Belki biraz üşürüz.
Hele başım zindandan,
Çıksında görüşürüz.

Ozan Arif

Vatanımı Özledim.

Sorma gardaş derdimi,
Vatanımı özledim.
Adım adım yurdumu
Vatanımı özledim.

Çekmeyen bilmez hey hey,
Yurt hasreti kötü şey,
Şehir şehir kaza köy
Vatanımı özledim.

Muşlu hasrettir Muş’a
Maraşlılar Maraş’a
Ben ise baştan başa
Vatanımı özledim.

Bahçesini bağını,
Dalını yaprağını
Taşını toprağını
Vatanımı özledim.

Elvan elvan gülleri,
Ilgıt ılgıt yelleri,
Türkü diyen dilleri
Vatanımı özledim.

Bıırak be kader bırak,
Biliyorum çok ırak,
Yoları çamur çorak
Vatanımı özledim.

Sıkıntı derdi ile,
Köpeği kurdu ile,
Kalleş merdi ile
Vatanımı özledim.

Gelenekler töreler,
Ezanlar minareler
Ah..Daha neler neler
Vatanımı özledim.

Şu gurbet kasa kasa,
Al sana para dese
Dünyayı bağışlasa
Vatanımı özledim.

Her bayram acı acı,
Sızlar burnumun ucu
Batsın gurbetin tacı
Vatanımı özledim.

Arif der: Çürür müyüm?
Kalır mı durur muyum?
Acaba görür müyüm?
Vatanımı özledim.

Ozan Arif

Ve 8 Haziran’da Geçti

Ne şahit, ne ispat, ne delil gerek,
Apaçık ortada yönünüz sizin.
Hain değilseniz gafil olarak.
Tarihe geçecek ününüz sizin.

Dipçiğin rüzgarı tam tepemizde,
Gazete yazamaz, hürlük var söz de!
Televizyon sizde, radyo sizde,
Konuşun ağalar gününüz sizin.

İşiniz sadece bizi yormaktır,
Adalet değil de, denge kurmaktır.
‘Sol’`u göstermektir, ‘sağ’`a vurmaktır,
Budur hüneriniz, feniniz sizin.

Millete boşuna rezil olmayın,
‘Disk’ falan hikâye kafa bulmayın,
‘Ecevit’`i tutup tutup salmayın! ..
Sadece ‘Türkeş’`e kininiz sizin.

Sanmayın bu millet hep böyle durur,
Bu teker, bu yolda ne kadar yürür?
Rütbeniz çıkınca görürüz, görür!
Kaç kuruş edecek tonunuz sizin!

Ramazanda içip, iç açmak sizde,
Eşarbı men edip, saç açmak sizde,
Mayo giyin deyip, kıç açmak sizde,
Nedir meshebiniz dininiz sizin?

‘Oniki Eylül`den önce şöyleydi’
‘Oniki Eylül`den önce böyleydi’
Yeter artık yeter zıkkım olaydı,
Yok mudur hiç başka konunuz sizin?

Oniki Eylül`den önceki aylar,
Emrinizde değil miydi alaylar?
Susmanız demek ki şundanmış beyler:
Hesapla meşgulmüş dününüz sizin.

Biriniz niyetli en büyük paya,
Siz de mi düştünüz aynı sevdâya?
Koltuk yumuşak mı neden kışlaya,
Dönmek istemiyor canınız sizin.

Siz de alın yavrum(!) her gelen aldı,
Villasız, çiftliksiz hanginiz kaldı?
Köşeyi döndünüz tastamam oldu,
Hamamınız sizin, hanınız sizin.

Balık baştan kokmuş, baştan bozulmuş,
Senaryonuz Vaşington`da yazılmış,
Sanki dersin Holivut`da süzülmüş,
İyi rol yapıyor ‘jönünüz’ sizin.

Kendinize gelin derde kalmayın,
Gaflete bu kadar fazla dalmayın,
‘Enver Sedat’ kadar sadık olmayın! ..
Beni hiç açmıyor sonunuz sizin.

Kimbilir nelere gebedir zaman
Diyeceğim şu ki; ‘El oğlu yaman’
(Sakın ha Arif`i yanlış anlaman)
Çelikten mi yoksa gönünüz sizin?

Ozan Arif

Ver Elini

Kim olursan ol gardaş
Ver elini, ver bana.
Bizde sevgi bol gardaş,
Ver elini, ver bana

Sevgi bizi yoğurur
Bir olmaya çağırır
Birlik kuvvet doğurur
Ver elini ver bana.

Ecdadını, atanı,
Şehit olup yatanı
Seviyorsan vatanı
Ver elini, ver bana.

Bak gardaşım, iyi bak
Bu ot, bu dal, bu yaprak
Hepimizin bu toprak
Ver elini, ver bana.

Binip düşman kızağa
Gitme benden uzağa
Düşmeyelim tuzağa
Ver elini, ver bana.

Ver, beraber coşalım
Engelleri aşalım
Geleceğe koşalım
Ver elini ver bana.

Arif der ki: Hiç artık
Geç kalma sen geç artık
Harekete geç artık
Ver elini, ver bana.

Ozan Arif

Vergi Bağlandı

Ağlamak sızlamak nafile beyler,
Yorgana, döşeğe vergi bağlandı.
İnliyor şehirler, kazalar, köyler,
Buğdaya, başağa vergi bağlandı.

Bülbül gibi susmak için dut yerdik,
Koyun besler, kuzu besler süt yerdik,
Ara sıra av yapardık et yerdik
Baruta, fişeğe vergi bağlandı.

Berberin bakkalın koptu damarı
Esnaf duman oldu yedi şamarı
Sık diyorlar, yok ki sıkak kemeri,
Kemere, kuşağa vergi bağlandı.

Bankerler topladı bankada para
Zengin yine zengin, fakirde yara.
İneğe öküze, mala davara,
Tokluya, şişeğe vergi bağlandı.

Ben görmedim dertsiz insan göreni
Vurgun cu yol almış yoktur fireni,
Gariban köylünün kara tireni,
Ahırda eşeğe vergi bağlandı.

Arif bak diyorlar az ve öz olsun.
Nikaha vergi var geriye kalsın
Bekarlar aklını başına alsın !
Doğmamış uşağa vergi bağlandı.

Ozan Arif

Vesselam

Ben böyle bilmezdim bu bizim yurdu
Bambaşka bir hali varmış vesselam!
Vay anam vay,nelerini doyurdu
Bol kaymağı balı varmış vesselam!

Başa geçen doğru dürüst olmadı
De ki bana şu geldi de çalmadı
Testisini doldurmayan kalmadı
Kurumayan gölü varmış vesselam!

Kimi geldi sunta ile götürdü
Kimi geldi çanta ile götürdü
Her biri bir avantayla götürdü
Gani para,pulu varmış vesselam!

Mayısına Eylülüne Mart’ına
Güvendik de dindi mi ki fırtına
İçten dıştan hep bindiler sırtına
Bükülmeyen beli varmış vesselam!

Bırak dünü bugün bile seyret be
Yıkmak için ediyorlar gayret be
Daha hala gık demedi hayret be
Bıçak açmaz dili varmış vesselam!

Benim aklım benim fikrim yetmedi
Bu memleket nasıl hala batmadı
Gelen yedi,giden yedi bitmedi
Tükenmeyen malı varmış vesselam!

Ozan Arif şunu söyle sen bir de
Hiç mi sahip çıkan yoktur bu yurda
Var var ama,o da işte içerde
Tek talihsiz kulu varmış vesselam.

Ozan Arif

Yalan Değil

Vah zavallı Türkiye’m!
Soluyor yalan değil.
Başa geçen onu yem
Biliyor yalan değil.

Ne yol aldık ne menzil
Bugün dünden de rezil
Halkın karnı yine zil
Çalıyor yalan değil.

Kuran kurmuş ağını
Uzatmış ayağını
Bal tutup parmağını
Yalıyor yalan değil.

Zengin zengindir bre
Sırtı gelir mi yere?
Olan yine fakire
Oluyor yalan değil.

Torpil ile masalar
Rüşvet ile keseler
Vurgun ile kasalar
Doluyor yalan değil.

Bir yer biri bakar
Kıyamet ondan kopar
Felaket apar topar
Geliyor yalan değil.

Devlet baba nerdesin?
Ozan Arif neylesin?
Babalık vasfın kesin
Ölüyor yalan değil.

Ozan Arif

Yaşasın Cumhuriyet

Altmışbirinci yılı
Yaşasın Cumhuriyet
Biz de çalak kavalı
Yaşasın Cumhuriyet

Altmışbir yıl övdüğüm
Davulunu dövdüğüm
Hay gözünü sevdiğim
Yaşasın Cumhuriyet!

Çok şükür dipdiriyiz
Kim demiş ki geriyiz?
Yamyamdan ileriyiz
Yaşasın Cumhuriyet!

Kulaklarım duymasın
Duyup ele uymasın
Varsın karnım doymasın
Yaşasın Cumhuriyet!

Yoksa bir suyum yoktur
Başka da neyim yoktur
Heykelsiz köyüm yoktur
Yaşasın Cumhuriyet!

Köyde herşey şahane
Enerji yok,bahane
Tezek var ya daha ne
Yaşasın Cumhuriyet!

Ne ararsan ara bol
Ceryan yoksa çıra bol
Su mu yoktur bira bol
Yaşasın Cumhuriyet!

Meyhane kerhane bar,
Gidene camii de var.
Biz laik’iz o kadar
Yaşasın cumhuriyet!

Bu devir neşe devri,
Ye iş yat yaşa devri
Sultan yok paşa devri
Yaşasın Cumhuriyet!

Azerbaycan yetimmiş
Batı Trakya kimmiş?
O işler eskidenmiş
Yaşasın Cumhuriyet!

Kerkük Musul şu anda
Boğulsun varsın kanda
Sulh var yurtta cihanda
Yaşasın Cumhuriyet!

Ya bu terör kargaşa
Canım gardaş gardaşa
Kapılmayın telaşa
Yaşasın cumhuriyet!

Arif be artık yetsin
Bu destan burda bitsin
Allah bizi affetsin
Yaşasın cumhuriyet!

Ozan Arif

Yazık Olur Vatana

Meydan sizin…Onun bunun sözünü,
Duyarsanız yazık olur vatana.
Kuru lafla memleketin gözünü
Boyarsanız yazık olur vatana.

Eğilin milletten yükselen sese
Mavi boncuk dağıtmayın herkese
Hoşgörü bezinden takım elbise
Giyerseniz yazık olur vatana.

Bilinmeli Mataracı sürüsü
Ötmemeli Yahya’ların borusu
Aç beklerken memleketin yarısı
Doyarsanız yazık olur vatana.

Atatürk maskesi,hayran firenge
Bak şimdi de girdi Kemalist renge
Her devrin köpeği şu pezevenge
Uyarsanız yazık olur vatana.

Hatırını gütmen bilmem ne beyin
Herkesin suçunu yüzüne deyin
Şimal rüzgarına dikkat eyleyin
Buyarsanız yazık olur vatana.

Düşman olup milli birlik çağrıma
Koministler yara açtı böğrüme
Siz de süngünüzü benim bağrıma
Dayarsanız yazık olur vatana.

Beşik yapıp kollarımı dizimi
Ben büyüttüm ‘ordu’ adlı kuzumu
Ben büyüttüm diye benim gözümü
Oyarsanız yazık olur vatana.

Dörtbin şehit verdik yurda hediye
Düşünün bir defa acaba niye?
Koministle beni aynı kefeye
Koyarsanız yazık olur vatana.

Arif hazır size destan yazmaya
Söz verdiniz ihaneti bozmaya
Söz verdiniz kominizmi ezmeye
Cayarsanız yazık olur vatana.

Ozan Arif

Yazıklar Olsun

Zulümle geçemez gemi denizi,
Batırmazsak bize yazıklar olsun.
Suçsuz yattığımız zindanda sizi,
Yatırmazsak bize yazıklar olsun.

Zaman gebe saat o yüzden sancır
Bu imanı zaptedemez bu zincir.
Hepinizin ocağında bir incir
Bitirmezsek bize yazıklar olsun.

Arif der ki unutmayın şunları
Unutmayın yaktığınız canları
Fitil fitil burnunuzdan bunları
Getirmezsek bize yazıklar olsun.

Ozan Arif

Yemin

Yeminimde durmazsam
Gök girsin kızıl çıksın.
Bir gün hesap sormazsam
Gök girsin kızıl çıksın.

Eğer kinsiz solursam,
Fırsatını bulursam,
Merhametli olursam
Gök girsin kızıl çıksın.

Kül onlara köz mene,
Yakışalım Özmen’e
Ver gardaşım söz mene
Gök girsin kızıl çıksın.

Şehit Dursun verdi can
Unutursan nara yan,
Almaz ise kana kan
Gök girsin kızıl çıksın.

Ozan Arif der dille,
Bir Yusuf’a bin kelle
Almazsan iyi belle
Gök girsin kızıl çıksın.

Ozan Arif

Yeter Artık

Yeter be! Üstüme çok gitmesinler,
Ülkücülük haddi aşmak değildir.
Bana ülkücülük öğretmesinler,
Ülkücülük yoldan şaşmak değildir.

Ülkücü kavrulur her nefesinde
Ocak ateşinde ocak isinde
Sistemin düdüklü tenceresinde
‘Kelle paça’ gibi pişmek değildir.

Merkezmiz herkesmiş bilmem ne derken
Erken unuttular Türkeş’i erken
Ülkücülük ‘ülkü’ elden giderken
Hoplayıp zıplayıp çoşmak değildir.

Seneden seneye mezar ıslayıp,
‘Türkeşçilik’ yapmak ayıptır ayıp
Sırf bununla Ülkücülük taslayıp
Ülkücünün derdini deşmek değildir.

Köylü bile öküz alsa işine,
Dişine bakıyor önce dişine
Ülkücülük her hıyarın peşine
Bir avuç tuz alıp koşmak değildir.

Düşünen ve konuşanı ezerek,
Soru soran ülkücüyü bozarak
Cevaptan ziyade ona kızarak
Köpürmek değildir taşmak değildir.

Ülkücülük makamları koz yapıp,
Gönülleri ufalayıp toz yapıp
Elaleme gık yok bize poz yapıp
Kabarmak değildir pişmek değildir.

Bu sevda gönlüne aldıklarına
Vefayı öğretir bulduklarına
Kötü günde muhtaç olduklarına
İyi günde mezar eşmek değildir.

Ülkücülük böyle utanmazlaşıp,
Sevdayı unutup hatta yozlaşıp
Geçmişine sövenlerle uzlaşıp
Arif’in paşine düşmek değildir.

Ozan Arif

Yeter ki İstesin

Yeter ki istesin cenabı Allah!
İsterse herşeyi hoşa döndürür.
Keremine şükür elhamdülillah…
Toprağı rızk yapar aşa döndürür,

İsterse ateşi gonca gül eyler
İsterse ahrazı bir bülbül eyler
İsterse deryayı kızgın çöl eyler
Çölleri deryaya yaşa döndürür.

Bir köze nazar et bir de şu buza
Düşünsek idraki zor değil bize
Ey gafil güvenme bugünkü yaza
Bir anda yazları kışa döndürür.

Çok üzülmek gibi fazla gülmek de
Hatadır marifet bunu bilmekte.
Bakarsın ki hayal gerçek olmakta,
Gerçeği hayale,düşe döndürür.

Direkleri küfür olan konağı,
Hakk isterse yapar baykuş tüneği
Bazan kartal edip sivrisineği
Kartalı kanatsız kuşa döndürür.

Döndürmenin vardır türlü halları
Devlet verip dener bazı kulları
O kul ki tutarsa eğri yolları
İbret için puta, taşa döndürür.

Hangi idareye layıksa millet
O şekil idare edilir elbet.
Rahmani değilse eğer bir devlet
O zaman kuzgunu leşe döndürür.

O Allah ki her ameli tartar .
İki asrı saniyede örter O.
Her geceyi bir şafakla yırtar O
Sanmayın dünyayı boşa döndürür.

Tasa etme Arif, zalimse hünkar
Tacını, tahtını başına yıkar
Onu baştan alır zindana sokar,
Mazlumu zindandan başa döndürür.

Ozan Arif

Yok

Bu dava tertemiz bu dava tektir,
Bu davada leke, benek olmak yok.
Ülkücü dediğin çelik demektir,
Uzamak, kısalmak sünek olmak yok.

Neşemiz, tasamız kederimiz bir,
Biz Nesl-i Asım’ız kaderimiz bir,
Teşkilat, doktrin liderimiz bir,
Kıvırmak, yamulmak, dönek olmak yok.

Konulduğu kaptan sızanlar gibi,
Yaptığını yıkıp bozanlar gibi,
Kucaktan kucağa gezenler gibi,
Herkesin öptüğü yanak olmak yok.

Onun bunun ağzı ile öpülüp,
Nefis için bunca hizmet tepilip,
Arı olma sevdasına kapılıp,
Mikrop saçan sivri sinek olmak yok.

Lideri nerede Ülkücü orda,
Arif de sizinle aynı kararda,
Davamıza kurban, koç olmak var da,
Sütünü deviren inek olmak yok.

Ozan Arif

Yuh!

Haydin hep bir ağızdan,
Yılana yuh çekelim.
Sağ görünüp sol sazdan,
çalana yuh çekelim.

Bizdik dün vururlan,
Al bayrağa sarılan,
Bize karşı kurulan,
Pilana yuh çekelim.

Haykır sorgu olsada,
Sonu yargı olsada,
Adı vergi olsada,
Talana yuh çekelim.

Görmez kendi pisini
Kaltağının süsünü,
Bacımın örtüsünü,
Alana yuh çekelim.

Meshep yok diyen fişman,
Kur`an`a basar şaşman,
İslam`a sinsi düşman,
Olana yuh çekelim.

Tek Türkeş tutuk olan,
Tam kahpece bir pilan.
Ecevit suçsuz mu lan?
Salana yuh çekelim.

Adalet mağlup hayfa.
Yazanlar kızıl tayfa.
Dokuzyüz küsür sayfa,
Yalana yuh çekelim.

Ramazan oruç demez,
şarapsız yemek yemez,
Bunlar geberse namaz
Kılana yuh çekelim.

Arif der ki; baş sakat,
Sivas, Amasya, Tokat!
Ordu yaşasın fakat
Falana yuh çekelim.

Ozan Arif

Yurtta Sulh Cihanda Sulh

Eh ne yapak hemşerim?
Yurtda sulh, Cihanda sulh!
Bulgar mı? Allah kerim.
Yurtda sulh, Cihanda sulh!

Aman ha aman aman,
Hiç boşuna ağlaman,
Bize umut bağlaman,
Yurtda sulh, Cihanda sulh!

Evet Bulgar domuzu,
Asıp kesiyor sizi.
Siz de anlayın bizi!
Yurtda sulh, Cihanda sulh!

‘Öyle deme be gardaş,
Baş kesiyor Bulgar baş…’
Ne yapalın arkadaş?
Yurtda sulh, Cihanda sulh!

Yunan da uzattı dil,
Tutturdu oniki mil.
Fakat önemli değil,
Yurtda sulh, Cihanda sulh!

‘Yahu yirminci asır,
Yamyamlar hür, Türk esir’
Yani bizde mi kusur?
Yurtda sulh, Cihanda sulh!

Şimdi desek Türk heder…
Elâlem Turancı der.
Neme lâzım birader.
Yurtda sulh, Cihanda sulh!

Özbeöz gardaşız be…
Bulgar vururken darbe,
Hala mı tövbe… tövde…
Yurtda sulh, Cihanda sulh!

Düşmüşsünüz denize,
Ârif ne yapsın size?
Atamız dedi bize,
Yurtda sulh, Cihanda sulh!

Ozan Arif

Zamandır

Bahar geldi şimdi bizim ellere,
Kuzuların melediği zamandır.
Gelinciğin tarlaları her yerde,
Al irenge belediği zamandır.

Boz serçeler cıvıl cıvıl dilleşir,
Bülbül yine gülü ile halleşir.
Güneş vurur kar suları selleşir.
Dağı, taşı suladığı zamandır.

Göç zamanı şimdi Kazıkbeli`nin,
Sis basınca hükmü kalkar yolunun,
Sarıyar`dan esen duman yelinin,
Bacaları yaladığı zamandır.

Dikilmiştir çayırların koruğu,
Çekilmiştir bostanların karığı,
Çobanların gün doğmadan çarığı,
Dize kadar doladığı zamandır.

Kim dinlese kavaldaki gaydayı,
Hemen anlar çobandaki sevdayı,
Gelinlerin kıştan kalma buğdayı,
Yeni baştan elediği zamandır.

Malı olan toplar tası tarağı,
Yaylalardır üç-dört aylık durağı,
İreçberin yavaş yavaş orağı,
Kösürede bilediği zamandır.

Arif değme, içi dolu sinemin,
Ağaları köye koymaz dönemin,
Yol ver sebep gelsin diye anamın,
Binbir dilek dilediği zamandır.

Ozan Arif

Zelzelenin Söylettiği

Hikmetinden sual olmaz Yârabbim,
Affına sığındım bak peşin peşin,
Zelzeleyi çankaya`ya versene,
Erzurum`la, Horasan`la ne işin.

Ozan Arif

Zindeyiz

Yaradan`a çok şükür,
Çelik gibi zindeyiz.
Bilevlendik Başbuğ`um,
Pür dikkat izindeyiz.

Ozan Arif

Bir Yanıt to “”

  1. gül demiş

    çok sıkıcı

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.